Isparta, il genelinde yoğun katılımla gerçekleştirilen ve genç yeteneklerin manevi sanatlar alanındaki becerilerini sergilediği coşkulu bir dizi yarışmaya ev sahipliği yaptı. Hutbe okumadan Kur’an-ı Kerim’i güzel okumaya, ezan okumadan hafızlığa kadar çeşitli kategorilerde düzenlenen bu yarışmalar, öğrencilerin kendilerini doğru ve etkili ifade etme, sahnede temsil yetkinliği kazanma ve özgüven geliştirme fırsatı sunarak büyük beğeni topladı. Yarışmalar sonucunda il birincisi olan öğrenciler, Isparta’yı bölge finallerinde temsil etme hakkını kazandı.

Genç Hatipler Hutbe Okuma Yarışması’nda Isparta Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Salih Derdiyok, etkileyici sunumuyla erkekler kategorisinde birincilik kürsüsüne çıktı. Kız öğrenciler arasında düzenlenen Genç Nida Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda, Şehit Tevhit Akkan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Asya Öner Anadolu İmam Hatip Lisesi (AİHL) seviyesinde, aynı okuldan Betül Sonkur ise İmam Hatip Ortaokulu (İHO) seviyesinde zirveye yerleşti. Hafızlık kategorisinde de Şehit Tevhit Akkan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Emine Sağlam (AİHL) ve Gürkan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Eflal Uçman (İHO) başarılarıyla dikkat çekti.

Erkek öğrencilerde Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yetenekleri Genç Sadâ yarışmalarında sergilendi. Yalvaç Mustafa Büyükkutlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Mehmet Vefa Sücüllülü (AİHL) ve Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Ramazan Bedir Çetin (İHO) bu alanda birinciliği elde etti. Genç Bilaller Ezan Okuma Yarışması’nda ise Hacı Ahmet Ersöz Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Salih Bayık (AİHL) ve Şehit Ramazan Yiğit İmam Hatip Ortaokulu’ndan Yusuf Yıldız (İHO) sesleriyle dinleyicileri büyüledi. Hafızlık becerileriyle öne çıkan Genç Sadâ Hafızlık Yarışması’nda Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Muhammed Macit Gülören (AİHL) ve Ahmet Talha Evcim (İHO) birinciliğe layık görüldü.

Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, yarışmaların düzenlenmesinde emeği geçen tüm idareci ve öğretmenleri tebrik etti. Bölge finallerinde Isparta’yı başarıyla temsil edecek öğrencilere ise iyi dileklerini ileten yetkililer, bu tür etkinliklerin gençlerin hem akademik hem de manevi gelişimlerine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Isparta’nın manevi sanatlar alanındaki bu genç temsilcileri, bölge finallerinde ilin adını duyurmak için büyük bir heyecanla hazırlanıyor.

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, titiz bir değerlendirme sürecinin ardından akreditasyon belgesini alarak eğitim kalitesini ulusal ve uluslararası düzeyde tescilledi. Bu önemli başarı, bölümün eğitimde mükemmeliyet ve sürekli iyileştirme hedeflerine ulaşmasında kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Fakülte Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Taşçı Duran, elde edilen akreditasyonun sadece bir belge olmanın çok ötesinde anlamlar taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Taşçı Duran, “Zorlu ancak bir o kadar da öğretici bir sürecin sonunda kazandığımız bu başarı, bölümümüzün eğitim kalitesinin evrensel hemşirelik ilkeleri ve çağdaş eğitim standartlarıyla uyumlu olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur,” ifadelerini kullandı. Bölüm Başkanı, sınıf içi teorik derslerden laboratuvar uygulamalarına, klinik deneyimlerden toplum temelli saha çalışmalarına kadar tüm eğitim süreçlerinin bu yüksek standartlara göre yürütüldüğünü belirtti.

Akreditasyon sürecinin temel hedefinin, güvenli bakım sunabilen, kanıta dayalı kararlar alabilen, ekip çalışmasına yatkın, insan onurunu ve mahremiyetini daima ön planda tutan nitelikli hemşireler yetiştirmek olduğu açıklandı. Prof. Dr. Taşçı Duran, bu belgenin en büyük kazanımının öğrenciler açısından olduğunu dile getirerek, “Mezunlarımız için istihdam olanakları, uzmanlaşma süreçleri ve uluslararası alanda hareketlilik açısından önemli avantajlar sağlayacak olan bu akreditasyon, aynı zamanda klinik paydaşlarımızın da sahaya daha donanımlı ve güvenli bakım kültürünü benimsemiş hemşireler kazanması anlamına geliyor,” dedi. Toplum nezdinde ise hemşirelik biliminin ve sanatının, yaşamın en hassas anlarında umut ve iyileşme sunma gücünün pekiştiğini sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Emel Taşçı Duran, bu önemli başarının bir ekip çalışmasının, titizliğin ve kararlılığın bir ürünü olduğunu belirterek, akreditasyon sürecinde emeği geçen tüm akademik ve idari personele içten teşekkürlerini iletti. SDÜ Hemşirelik Bölümü, bu akreditasyonla birlikte geleceğin sağlık profesyonellerini yetiştirmede üstlendiği rolü daha da güçlendirmiş oldu.

Süleyman Demirel Üniversitesi Hemşirelik Eğitimi Uluslararası Standartlarda Tescillendi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından yerel basının güçlendirilmesi ve sorunlarına çözüm bulunması amacıyla başlatılan “Yerel Medya Buluşmaları” serisinin üçüncü durağı Antalya oldu. Batı Akdeniz Yerel Medya Buluşması adı altında düzenlenen etkinlik, bölgedeki yerel basın temsilcileri ile ulusal medyanın önemli isimlerini bir araya getirerek, sektörün mevcut durumunu ve geleceğini masaya yatırdı. CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’un öncülüğünde gerçekleştirilen toplantı, yerel gazeteciliğin karşı karşıya olduğu zorluklara ışık tutmayı hedefledi.

Antalya Crowne Plaza Otel’de düzenlenen buluşmaya, Antalya, Burdur ve Isparta’dan çok sayıda yerel basın mensubunun yanı sıra, CHP’nin önemli isimleri de katılım gösterdi. Etkinlikte, CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Milletvekilleri, Isparta Milletvekili Yalım Halıcı, Isparta İl Başkanı Hasan Karaca ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir gibi siyasi figürler, yerel medyanın önemine vurgu yaptı. Toplantının ilk bölümünde, moderatörlüğünü CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın üstlendiği bir panel gerçekleştirildi. Özkan, açılış konuşmasında bu tür buluşmaların yerel medyanın sorunlarını ve çözüm önerilerini somut bir şekilde saptamak için kritik önem taşıdığını belirtti. Panelde, Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı İdris Taş, Çağdaş Gazeteciler Derneği Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ve Isparta’dan Parantez TV Genel Yayın Yönetmeni Bora Tüfekli konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar, yerel basının ekonomik zorluklardan dijital dönüşüme, içerik üretiminden okuyucuya ulaşma stratejilerine kadar geniş bir yelpazede karşılaştığı sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Yerel medyanın sürdürülebilirliği, bağımsız habercilik yapma imkanları ve kamuoyu üzerindeki etkisi gibi konular, katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle takip edildi.

Etkinliğin ikinci bölümünde ise, bu kez moderatörlük koltuğuna CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut oturdu. Bu bölümde, deneyimli gazeteciler Hilal Köylü ve Deniz Zeyrek, görsel, dijital ve yazılı basında gazetecilik mesleğinin güncel durumunu ve geleceğini tartıştı. Özellikle dijitalleşmenin getirdiği yeni dinamikler, sosyal medyanın habercilik üzerindeki etkisi, teyitli bilgiye ulaşmanın önemi ve gazetecilik etiği gibi konular, derinlemesine incelendi. Köylü ve Zeyrek, değişen medya tüketim alışkanlıkları karşısında gazetecilerin kendilerini nasıl konumlandırmaları gerektiğine dair çarpıcı analizler sundu.

Batı Akdeniz Yerel Medya Buluşması, yerel basının mevcut sorunlarına dikkat çekmekle kalmayıp, aynı zamanda geleceğe yönelik çözüm yollarını ve işbirliği imkanlarını da gündeme getirdi. CHP’nin bu platformlar aracılığıyla yerel medyaya verdiği önemi vurgulayan etkinlik, bölgedeki gazetecilerin bir araya gelerek deneyimlerini paylaşmaları ve ortak sorunlara karşı birlikte mücadele etmeleri için önemli bir zemin oluşturdu. Toplantı sonunda, yerel medyanın güçlendirilmesinin demokratik bir toplum için vazgeçilmez olduğu ve bu tür diyalogların devam etmesi gerektiği mesajı öne çıktı.

Batı Akdeniz Yerel Medyası Antalya'da Geleceğini Tartıştı: CHP Öncülüğünde Sorunlara Çözüm Arayışı

Tıp fakültesi öğrencileri, yoğun akademik temponun dışına çıkarak sanatla buluştu. Geleceğin hekimleri, “Seramik Duvar Panosu” etkinliği kapsamında hem üretim hem de montaj aşamalarında aktif rol alarak, tıp ve sanatın eşsiz birleşimine imza attı. Bu özel proje, öğrencilere ders ortamından farklı, yaratıcı ve keyifli bir deneyim sunmayı hedefledi.

Sanat ile tıbbı bir araya getiren projenin temelinde, öğrencilerin bizzat üretim sürecine dahil olması yatıyordu. Tıp fakültesi öğrencileri, seramik panonun şekillenmesinden duvara monte edilmesine kadar her aşamada aktif görev alarak, ortaya çıkan eserin bir parçası olmanın ayrıcalığını yaşadı. Etkinliğe katılan öğrenciler, bu çalışmanın kendileri için alışılmış ders ortamından oldukça farklı ve keyifli bir deneyim olduğunu vurguladı. Bir öğrenci, “Tıp öğrencisi olarak bizim için farklı bir etkinlik oldu. Yoğun ders ve sınav temposu içinde kafamızı dağıtabileceğimiz, birlikte üretmenin mutluluğunu yaşayabileceğimiz çok güzel bir aktiviteydi” sözleriyle duygularını dile getirdi. Bu tür sanatsal faaliyetlerin akademik yük altındaki öğrencilere moral ve motivasyon sağladığı gözlemlendi. Etkinlik, Tıp Fakültesi akademisyenlerinin de katılımıyla gerçekleşen titiz bir montaj çalışmasının ardından, toplu fotoğraf çekimleriyle tatlı bir sona ulaştı.

Bu proje, sadece bir seramik panosu üretimi olmanın ötesine geçerek, tıp eğitiminin yoğunluğunu sanatsal ifadeyle dengeleyebilmenin önemini bir kez daha ortaya koydu. Öğrencilerin hem zihinsel hem de duygusal olarak beslendiği bu tür etkinlikler, geleceğin sağlık profesyonellerinin empati ve yaratıcılık gibi niteliklerini geliştirmelerine katkı sağlaması açısından büyük değer taşıyor. Sanat ve bilimin bu uyumlu birlikteliği, akademik hayatın monotonluğunu kıran ve öğrencilere unutulmaz anlar yaşatan örnek bir çalışma olarak kayıtlara geçti.

Geleceğin Hekimleri Sanatla Buluştu: Tıp Fakültesi Öğrencilerinden Özgün Seramik Panolar

Isparta’nın genç sporcuları, Samsun’da düzenlenen Türkiye Bowling Şampiyonası’nda gösterdikleri üstün performansla tüm dikkatleri üzerlerine çekerek Türkiye birinciliğini elde etti. 5-8 Şubat 2026 tarihleri arasında Samsun Bowling Tesisinde gerçekleşen bu prestijli organizasyonda, Ispartalı ekip rakiplerini geride bırakarak önemli bir başarıya imza attı ve şehrine büyük bir gurur yaşattı.

Samsun Bowling Tesisinde dört gün süren kıyasıya mücadelelere sahne olan şampiyonada, ülkenin dört bir yanından gelen yetenekli sporcular en iyi performanslarını sergilemek için ter döktü. Ancak, Isparta’yı temsil eden Mustafa Emir Koç, Mehmet Samet Çiçek, Recep Armağan, Alperen Kocaman ve Mustafa Selim Turan’dan oluşan genç takım, sergiledikleri uyumlu oyun ve stratejik hamlelerle rakiplerini tek tek eleyerek finale yükseldi. Finaldeki kararlı ve istikrarlı duruşları sayesinde, şampiyonluk kupasını kaldırarak Türkiye’nin en iyisi olduklarını kanıtladılar.

Bu tarihi başarının arkasında, genç yeteneklerin keşfedilmesinde ve gelişiminde büyük pay sahibi olan isimler de yer alıyor. Beden Eğitimi Öğretmeni Zekiye Yavuz ile Bowling Antrenörü Mustafa Şentürk, sporcularına verdikleri destek, uyguladıkları titiz antrenman programları ve motivasyonlarıyla bu şampiyonluğun mimarları arasında gösterildi. Onların rehberliğinde disiplinli bir çalışma sergileyen genç sporcular, emeklerinin karşılığını zirvede aldı. Isparta Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü de bu özel başarıyı kutlayan ilk kurumlar arasında yer aldı. Yapılan açıklamada, Türkiye şampiyonu olan sporcular ve antrenörleri tebrik edilerek, gelecekteki spor kariyerlerinde de aynı azim ve başarıyı sürdürmeleri temennisinde bulunuldu. Bu şampiyonluk, Isparta’nın spor altyapısının ve gençlere verilen desteğin bir göstergesi olarak da değerlendirildi.

Ispartalı gençlerin bowlingde elde ettiği bu Türkiye birinciliği, sadece sporcular için değil, tüm şehir için büyük bir ilham kaynağı oldu. Gelecek vaat eden bu genç yetenekler, ulusal ve belki de uluslararası arenada Isparta’yı ve Türkiye’yi temsil etme potansiyellerini gözler önüne serdi. Bu şampiyonluk, sporun birleştirici gücünü ve azmin her zaman zafere ulaştığını bir kez daha kanıtladı. Isparta’nın spor dünyasındaki yükselişi, bu gençlerin başarılarıyla devam edecek gibi görünüyor.

HAVVA DAĞLI

YEDİŞEHİTLER MAH.110 CAD.NO:147

ALİKÖY CAMİİ

ALİKÖY MEZARLIĞI

11.02.2026 – Öğle Namazına Müteakiben

FAHRİ GÜRBÜZ

GELİNCİK KÖYÜ

GELİNCİK KÖY CAMİİ

GELİNCİK KÖY MEZARLIĞI

11.02.2026 – Öğle Namazına Müteakiben

HATİCE AYDIN

EĞİRDİR / MAHMATLAR KÖYÜ

EĞİRDİR / MAHMATLAR KÖY CAMİİ

EĞİRDİR / MAHMATLAR KÖY MEZARLIĞI

11.02.2026 – Öğle Namazına Müteakiben

HASAN SARI

SÜTÇÜLER / BEYDİLLİ KÖYÜ

SÜTÇÜLER / BEYDİLLİ KÖY CAMİİ

SÜTÇÜLER / BEYDİLLİ KÖY MEZARLIĞI

11.02.2026 – Öğle Namazına Müteakiben

ABİDE DÜZGÜN

SENİRKENT / GARİP KÖYÜ

SENİRKENT / GARİP KÖY CAMİİ

SENİRKENT / GARİP KÖY MEZARLIĞI

11.02.2026 – Öğle Namazına Müteakiben

HALİL SERİN

ANTALYA / ZEYTİN KÖYÜ

ANTALYA / ZEYTİN KÖY CAMİİ

ANTALYA / ZEYTİN KÖY MEZARLIĞI

11.02.2026 – Öğle Namazına Müteakiben

MEHMET SALDIR

DENİZLİ

DENİZLİ CAMİİ

DENİZLİ MEZARLIĞI

11.02.2026 – Öğle Namazına Müteakiben

Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesinde, Ramazan ayı boyunca geçerli olacak ekmek ve pide fiyatları, yerel yönetim, esnaf odası ve fırıncı esnafının ortak mutabakatıyla belirlendi. Alınan kararlar, vatandaşların mübarek ayda temel gıda maddelerine erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor.

Şarkikaraağaç Belediye Başkanı Ali Göçer’in başkanlığında gerçekleştirilen önemli toplantıya, Şarkikaraağaç Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Seçkin Kadir Gündoğdu ile ilçede faaliyet gösteren fırıncı esnafı katıldı. Toplantı boyunca, hem esnafın sürdürülebilirliği hem de vatandaşların alım gücü göz önünde bulundurularak detaylı istişareler yapıldı ve ortak bir karar zemini oluşturuldu.

Alınan karar doğrultusunda, Ramazan ayı boyunca Şarkikaraağaç’ta 220 gram pişmiş ekmeğin 12,50 Türk Lirası’ndan, iftar sofralarının vazgeçilmezi olan 300 gram Ramazan pidesinin ise 25 Türk Lirası’ndan satışa sunulmasına karar verildi. Bu fiyatlandırma, Ramazan ayının manevi atmosferinde vatandaşların temel ihtiyaçlarını daha uygun koşullarda karşılamalarına olanak tanıyacak.

Toplantı sonrası bir açıklama yapan Belediye Başkanı Ali Göçer, bu kararın alınmasında gösterilen iş birliği ve fedakarlık için tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti. Başkan Göçer, “İlçemiz Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Seçkin Kadir Gündoğdu’ya ve, vatandaşlarımızı gözeten bu fedakârlıklarından dolayı fırıncı esnafına teşekkür ediyorum. Bu ortak karar, Ramazan ayının ruhuna uygun bir şekilde, birlik ve beraberlik içinde vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu göstermektedir” ifadelerini kullandı.

Bu ortaklaşa alınan karar, Şarkikaraağaç’ta Ramazan ayı boyunca temel gıda maddelerine erişimde istikrar ve güvence sağlarken, yerel yönetim ile esnaf arasındaki uyumlu iş birliğinin de güzel bir örneğini teşkil ediyor. Uygulama, Ramazan ayının başlangıcından itibaren geçerli olacak.

Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafetleri üzerinden hedef alınması, yerel yönetimlerdeki tartışmaların odağına otururken, Şükrü Başdeğirmen’den konuya ilişkin güçlü ve net bir açıklama geldi. Başdeğirmen, bu tür yaklaşımların hem yerel yönetim anlayışına hem de kadın emeğine yönelik haksız bir tutum olduğunu belirterek, tüm kadın belediye başkanlarına tam desteğini ilan etti. Bu çıkış, yerel siyasetteki değerlendirme ölçütlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği mesajını taşıyor.

Yazılı bir açıklama yayımlayan Başdeğirmen, ifadelerinde oldukça keskin bir duruş sergiledi. Belediye başkanlarının giyim tarzları üzerinden kamuoyunda tartışmaya açılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Belediye başkanlarımızı kıyafetleri üzerinden tartışmaya açmak, yerel yönetim anlayışına da kadın emeğine de haksızlıktır” sözleriyle, eleştirilerin yüzeyselliğine dikkat çekti. Başdeğirmen, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in temsil ettiği makamdan ziyade, milletine olan yakınlığından ve sahadaki gayretinden güç aldığını özellikle vurguladı. Bu açıklama, kamuoyunda sıkça gündeme gelen siyasetçilerin dış görünüşlerinin performanslarının önüne geçirilmesi tartışmalarına da bir yanıt niteliğindeydi. Başdeğirmen, modern ve demokratik bir yerel yönetim anlayışında, yöneticilerin özgün duruşlarının ve halkla kurdukları bağın, giyimlerinden çok daha değerli olduğunu savundu.

Başdeğirmen, “Bizler, kimin ne giydiğine değil; kimin nasıl hizmet ettiğine bakarız” diyerek, yerel yöneticilerin asli görevinin halka hizmet etmek olduğunu, liyakat ve çalışkanlığın öncelikli kriterler olması gerektiğini hatırlattı. Açıklamasında, “Yerel yönetimlerde emeğiyle, çalışkanlığıyla ve samimiyetiyle var olan tüm kadın belediye başkanlarımızın yanındayız” ifadelerine yer veren Başdeğirmen, cinsiyet ayrımcılığının ve yüzeysel eleştirilerin yerel siyasette yeri olmadığını güçlü bir şekilde dile getirdi. Bu tutum, sadece Zeynep Güneş’e yönelik haksız eleştirilere değil, Türkiye genelindeki tüm kadın belediye başkanlarının karşılaştığı benzer zorluklara karşı bir duruş sergilenmesi anlamına geliyordu. Kadınların siyasetteki varlığının ve emeğinin korunması gerektiğini belirten Başdeğirmen, bu tür tartışmaların kadınların siyasete katılımını olumsuz etkileyebileceğine de dolaylı olarak işaret etti.

Şükrü Başdeğirmen’in bu kararlı çıkışı, yerel siyasetteki değerlendirme ölçütlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair önemli bir mesaj taşıyor. Kıyafetler üzerinden yapılan tartışmaların yerine, hizmet kalitesi, halkla ilişkiler, projelerin etkinliği ve vatandaş odaklı çözümlerin öncelikli olması gerektiği mesajını veren Başdeğirmen, yerel yönetimlerin asıl amacının topluma değer katmak ve yaşam kalitesini artırmak olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu açıklama, kadınların siyasetteki temsilini ve emeğini koruma adına önemli bir adım olarak değerlendirilirken, yerel yönetimlerdeki siyasi kültürün daha yapıcı bir zemine oturması çağrısı olarak da yankı buldu.

Burdur’un 2’nci Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir mermer fabrikasında sabah saatlerinde meydana gelen iş kazası, beş işçinin yaralanmasına neden oldu. Saat 10.30 sıralarında yaşanan talihsiz olayda, kesimi yapılan büyük bir mermer bloğun makineden düşmesiyle işçiler zor anlar yaşadı.

Edinilen bilgilere göre, mermer bloğun kesimi esnasında beklenmedik bir şekilde makineden ayrılarak yere düşmesiyle, blokun altında kalan ve etrafa saçılan mermer parçalarının isabet ettiği beş fabrika çalışanı yaralandı. Kazada yaralanan İdris Y., Salih S., Süleyman A., Süleyman Ö. ve Kürşat G.’nin vücutlarının çeşitli yerlerinden darbe aldığı belirtildi. Olayın hemen ardından durumun ciddiyeti üzerine sağlık ekiplerine haber verildi. İhbarın ulaşmasıyla birlikte olay yerine hızla ambulanslar sevk edildi. Yaralılardan bazıları kendi imkanlarıyla hastaneye ulaşmayı tercih ederken, iki işçi ise olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneye sevk edilen işçilerin sağlık durumlarının iyi olduğu ve detaylı kontrollerinin devam ettiği öğrenildi. Yaşanan kaza, bölgedeki diğer sanayi işletmelerinde de iş güvenliği tedbirlerinin önemi konusunda bir kez daha dikkatleri çekti. Olayla ilgili olarak yetkililer tarafından inceleme başlatıldığı bildirildi.

Milano 2026 Kış Olimpiyatları’nda Moğol Rüzgârı: Cengiz Han’ın Mirası Buz Üzerinde

Milano-Cortina 2026 Kış Olimpiyatları öncesinde Moğolistan milli takımının tanıttığı geleneksel “deel”den ilham alan mavi kaşmir üniformalar, tarih, ulusal kimlik ve modern tasarımı bir araya getirerek dünya sahnesinde büyük yankı uyandırdı.

Kırmızı ve sarı ipek detaylarla süslenen, boynuz motifleriyle zenginleştirilen görkemli kaşmir cübbeler; Moğolistan’ın savaşçı geçmişini, göçebe kültürünü ve ulusal gururunu simgeliyor. Tasarımlar yalnızca estetik değil, aynı zamanda ülkenin binlerce yıllık tarihine güçlü bir gönderme niteliği taşıyor.

Yetkililer, üniformaların temelinde Moğol kaşmirinin yer aldığını özellikle vurguluyor. Bozkırlarda yetişen uzun tüylü keçilerden elde edilen bu değerli kumaş, Moğolistan’ı dünya çapında önemli bir üretici konumuna getiriyor. Ancak ülke, artık yalnızca hammadde sağlayıcısı değil; yüksek kaliteli, bitmiş giyim ürünleriyle de adından söz ettirmek istiyor.

Üniformaların tasarım sürecini yürüten Goyol markasının kreatif direktörü Munkhbayasgalan Delgerbat, mavi rengin Moğol kültüründeki anlamına dikkat çekerek, “Mavi, gökyüzüyle bağlantılı kutsal ve ulusal bir simgedir. Bozkır halkı için gökyüzü yüzyıllardır tanrısal bir güç olarak kabul edilir,” ifadelerini kullandı.

Resmi tören kıyafetlerinin yanı sıra, Moğolistan milli takımının koleksiyonunda dağ, su ve çadır motifleriyle bezenmiş modern kaşmir kazaklardan oluşan bir “gündelik set” de bulunuyor. Bu parçalar, geleneksel unsurları günlük ve rahat bir stille buluşturuyor.

Uzmanlar, Moğolistan’ın bu çıkışını Asya genelinde yükselişe geçen geleneksel kıyafet akımının bir parçası olarak değerlendiriyor. Çin’de Hanfu, Tayland’da ise eski krallık dönemlerine ait stiller, sosyal medyada ve gençler arasında giderek daha fazla ilgi görüyor.

Başkent Ulan Batur’da yaşayanlar da üniformaları büyük bir gururla karşılıyor. Kent sakinlerinden Sengesambuu Senjid, kıyafetlerin sporculara güçlü bir motivasyon sağladığını belirterek, “Bu üniformalarla sahaya çıkan sporcuların başarılı olmaktan başka şansı yok,” sözleriyle milli takıma destek verdi.

Milano 2026 Kış Olimpiyatları’nda Moğolistan, yalnızca spor performansıyla değil; tarihini, kültürünü ve modasını buz pistlerine taşıyarak da iz bırakmaya hazırlanıyor.