
Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafetleri üzerinden hedef alınması, yerel yönetimlerdeki tartışmaların odağına otururken, Şükrü Başdeğirmen’den konuya ilişkin güçlü ve net bir açıklama geldi. Başdeğirmen, bu tür yaklaşımların hem yerel yönetim anlayışına hem de kadın emeğine yönelik haksız bir tutum olduğunu belirterek, tüm kadın belediye başkanlarına tam desteğini ilan etti. Bu çıkış, yerel siyasetteki değerlendirme ölçütlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği mesajını taşıyor.
Yazılı bir açıklama yayımlayan Başdeğirmen, ifadelerinde oldukça keskin bir duruş sergiledi. Belediye başkanlarının giyim tarzları üzerinden kamuoyunda tartışmaya açılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Belediye başkanlarımızı kıyafetleri üzerinden tartışmaya açmak, yerel yönetim anlayışına da kadın emeğine de haksızlıktır” sözleriyle, eleştirilerin yüzeyselliğine dikkat çekti. Başdeğirmen, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in temsil ettiği makamdan ziyade, milletine olan yakınlığından ve sahadaki gayretinden güç aldığını özellikle vurguladı. Bu açıklama, kamuoyunda sıkça gündeme gelen siyasetçilerin dış görünüşlerinin performanslarının önüne geçirilmesi tartışmalarına da bir yanıt niteliğindeydi. Başdeğirmen, modern ve demokratik bir yerel yönetim anlayışında, yöneticilerin özgün duruşlarının ve halkla kurdukları bağın, giyimlerinden çok daha değerli olduğunu savundu.
Başdeğirmen, “Bizler, kimin ne giydiğine değil; kimin nasıl hizmet ettiğine bakarız” diyerek, yerel yöneticilerin asli görevinin halka hizmet etmek olduğunu, liyakat ve çalışkanlığın öncelikli kriterler olması gerektiğini hatırlattı. Açıklamasında, “Yerel yönetimlerde emeğiyle, çalışkanlığıyla ve samimiyetiyle var olan tüm kadın belediye başkanlarımızın yanındayız” ifadelerine yer veren Başdeğirmen, cinsiyet ayrımcılığının ve yüzeysel eleştirilerin yerel siyasette yeri olmadığını güçlü bir şekilde dile getirdi. Bu tutum, sadece Zeynep Güneş’e yönelik haksız eleştirilere değil, Türkiye genelindeki tüm kadın belediye başkanlarının karşılaştığı benzer zorluklara karşı bir duruş sergilenmesi anlamına geliyordu. Kadınların siyasetteki varlığının ve emeğinin korunması gerektiğini belirten Başdeğirmen, bu tür tartışmaların kadınların siyasete katılımını olumsuz etkileyebileceğine de dolaylı olarak işaret etti.
Şükrü Başdeğirmen’in bu kararlı çıkışı, yerel siyasetteki değerlendirme ölçütlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair önemli bir mesaj taşıyor. Kıyafetler üzerinden yapılan tartışmaların yerine, hizmet kalitesi, halkla ilişkiler, projelerin etkinliği ve vatandaş odaklı çözümlerin öncelikli olması gerektiği mesajını veren Başdeğirmen, yerel yönetimlerin asıl amacının topluma değer katmak ve yaşam kalitesini artırmak olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu açıklama, kadınların siyasetteki temsilini ve emeğini koruma adına önemli bir adım olarak değerlendirilirken, yerel yönetimlerdeki siyasi kültürün daha yapıcı bir zemine oturması çağrısı olarak da yankı buldu.









