Türkiye, 2026 yılına ihracat cephesinde oldukça güçlü bir giriş yaparak, Ocak ayında toplamda 34,81 milyon dolar değerinde ürün ve hizmet ihraç etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yayımlanan verilere göre, madencilik ürünleri ve yaş sebze meyve sektörleri, bu başarılı başlangıcın lokomotifleri olarak öne çıktı. Ülke ekonomisi için umut vadeden bu rakamlar, çeşitli sektörlerdeki ihracatın dinamizmini ve potansiyelini gözler önüne serdi.

Ocak 2026 dönemi boyunca kaydedilen ihracat rakamları, Türk ekonomisinin dış ticaretteki dirençliliğini ve geniş yelpazesini bir kez daha kanıtladı. TİM verilerine göre, ay boyunca en yüksek ihracat performansı gösteren sektör, 8,18 milyon dolar ile madencilik ürünleri oldu. Bu sektör, Türkiye’nin doğal kaynaklarını uluslararası pazarlara sunma kapasitesinin altını çizdi. İkinci sırada ise, 5,47 milyon dolar ile yaş sebze ve meyve sektörü yer aldı. Bu başarı, Türkiye’nin tarımsal üretimdeki gücünü ve taze ürünlerin küresel talebini karşılama yeteneğini gösterdi. Kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü de 4,92 milyon dolarlık ihracatla önemli bir katkı sağlarken, çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörü 4,34 milyon dolar ile dikkat çeken diğer bir kalem oldu. Özellikle çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri ihracatının, Ocak ayında 4 milyon 345 bin dolar hacmine eriştiği belirtildi.

Bölgesel

Isparta’nın medya sahnesi, dijital yayıncılık alanında önemli bir yeniliğe tanıklık ediyor. ODG Medya bünyesinde kurulan ve yeni nesil bir YouTube kanalı olarak tanımlanan ODG Life, izleyicilere özgün ve kaliteli içerikler sunma misyonuyla yayın hayatına resmen başladı. Kanal, geleneksel televizyon anlayışının ötesine geçerek dijital dünyanın dinamiklerini Ispartalılarla buluşturmayı hedefliyor.

ODG Life’ın dikkat çeken programlarından biri, şimdiden büyük ilgi görmesi beklenen “1 Fincan Kahve 40 Soru” adını taşıyor. Bu program, izleyicilere samimi sohbetlerin ve düşündürücü soruların harmanlandığı keyifli anlar vadediyor. Alanında uzman, ilham veren ve topluma değer katan birbirinden değerli konukların ağırlandığı programda, güncel olaylardan kültürel gelişmelere, sanat dünyasından sporun nabzına ve günlük yaşamın farklı yönlerine kadar geniş bir yelpazede konular ele alınacak. “1 Fincan Kahve 40 Soru”, modern insanın bilgiye ve samimi iletişime olan ihtiyacını karşılayarak, yüzeysel bilgi akışının ötesine geçmeyi amaçlıyor. ODG Life’ın bu programla, izleyicilerine sadece bilgi değil, aynı zamanda düşünsel bir derinlik ve farklı bakış açıları sunma gayretinde olduğu belirtiliyor.

ODG Medya, ODG Life kanalıyla dijital yayıncılık alanında sağlam bir yer edinmeyi amaçlayan yenilikçi bir bakış açısı ve üretken bir yayın anlayışı benimsediğini ortaya koyuyor. Kanal, güçlü yapım dili ve çağdaş formatlarıyla izleyici beklentilerini aşmayı, dijital platformlardaki içerik kalitesini yükseltmeyi ve özellikle Isparta özelinde yerel değerleri ulusal ve uluslararası arenaya taşımayı hedefliyor. ODG Life’ın bu girişimi, Isparta’nın dijital medya ekosistemine dinamizm katarken, bölgedeki içerik üreticileri için de yeni bir ilham kaynağı olma potansiyeli taşıyor.

Dijitalleşen dünyada içerik tüketim alışkanlıklarının değiştiği bir dönemde, ODG Life gibi platformların ortaya çıkışı, izleyicilere daha kişiselleştirilmiş, erişilebilir ve zengin içerik alternatifleri sunuyor. ODG Life, sadece bir YouTube kanalı olmanın ötesinde, Isparta’nın sosyal, kültürel ve sanatsal yaşamına ayna tutan, aynı zamanda bölgesel değerleri geniş kitlelere ulaştıran bir köprü görevi üstlenmeye hazırlanıyor. Kanalın önümüzdeki dönemde açıklanacak diğer programları ve içerikleriyle de dijital medya dünyasında adından sıkça söz ettirmesi bekleniyor.

Almanya’dan İstanbul’a tatil için gelen ve kaldıkları otelde meydana gelen zehirlenme sonucu hayatını kaybeden Böcek ailesinin trajik ölümüyle ilgili soruşturma nihayet tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, olayın ardındaki ihmaller zincirini gözler önüne sererken, altı şüpheli hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” ve “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçlarından 22 buçuk yıla kadar değişen hapis cezaları talep etti. Bu gelişme, tatillerini kabusa dönüştüren ve tüm aileyi yok eden facianın adli sürecinde önemli bir aşamayı işaret ediyor.

İstanbul Fatih’te yaşanan olay, 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek, 3 yaşındaki Masal Böcek ile anne Çiğdem Böcek ve baba Servet Böcek’in hayatına mal olmuştu. İddianameye göre, otelin 101 numaralı odasındaki böcek şikayeti üzerine otel yetkilisi Hakan Oğlak, ‘DSS İlaçlama’ isimli firmayla anlaşarak odanın ilaçlanmasına karar verdi. Ancak soruşturma, bu ilaçlama firmasının izinsiz faaliyet gösterdiğini ve uygulamayı yapan Doğan Cağferoğlu’nun da gerekli sertifikalara sahip olmadığını ortaya koydu. Üstelik kullanılan ‘Alüminyum Fosfit’ aktif maddeli ‘Fumigas yüzde 57 TB’ isimli ürünün bilinçsiz ve usulsüz bir şekilde uygulandığı tespit edildi. İlaçlama sonrasında otelde resepsiyon görevlisi olan Muhammad Moeen Ud In Chıshtı’nın, kokudan rahatsız olarak otelden ayrılırken dış kapıyı kilitlemesi, facianın boyutunu artıran kritik bir hata oldu.

Zehirlenme belirtileri gösteren ve daha önce hastaneye başvurup taburcu edilen Böcek ailesinin rahatsızlıkları olay gecesi artınca ambulans çağırdılar. Durumu ağırlaşan kızı Masal’ı kucağına alan baba Servet Böcek, ambulansa ulaşmak için lobiye indiğinde otel kapısının kilitli olduğunu fark etti. Yaklaşık yedi dakika boyunca kapının açılmasını bekleyen aile, bu kritik sürede dışarıdaki ambulansa ulaşamadı. Muhammad Moeen’in sesleri duyarak geri dönüp kapıyı açmasıyla hastaneye kaldırılan Masal ve Kadir Muhammet Böcek aynı gece, anne ve baba ise sonraki günlerde yaşamlarını yitirdi. Otelde konaklayan diğer yabancı uyruklu turistler de benzer şikayetlerle hastaneye kaldırıldı ancak tedavi sonrası taburcu edildi. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü raporunda, DSS İlaçlama firmasının daha önce Fatih’teki bir Kur’an kursunda da zehirlenmeye yol açan benzer bir uygulama yaptığı ve firmanın sistemde kayıtlı olmadığı belirtildi.

İddianamede, olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğu vurgulandı. Otelde teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlama yapılması, acil durumlarda müdahale edecek personel bulundurulmaması ve otel kapısının kilitlenerek yardımın geciktirilmesi, ölümlerin başlıca etkenleri olarak gösterildi. İlaçlama firmasının teknik kusurlarının yanı sıra, otel işletmesinin de insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle işlemin icra edilmesini denetleme yükümlülüğünü yerine getirmediği kaydedildi. Bu trajik olay, hem ilaçlama hizmetlerinin denetimsizliğini hem de konaklama tesislerinin güvenlik tedbirlerindeki eksiklikleri acı bir şekilde ortaya koydu.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede, Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Resepsiyon görevlisi Rustemsha Batyrov hakkında ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Yargılama süreci, Böcek ailesinin trajik kaybının ardındaki ihmallerin tam olarak aydınlatılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi açısından büyük önem taşıyor.

Isparta’da 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi, “İstiklâl Bayrakla, İstikbal Maarifle” temasıyla coşkulu bir başlangıç yaptı. İl genelindeki 438 okulda öğrenim gören 74 bin 927 öğrenci ve görev yapan 7 bin 246 öğretmen, yeni dönemin ilk ders zilinin çalmasıyla birlikte sınıflarına döndü.

İkinci dönemin resmi açılış programı, Şehit Adem Köse İlkokulunda düzenlendi. Programa katılan İl Millî Eğitim Müdürü Recai Ocak, öğrencilerle bir araya gelerek sınıfları ziyaret etti ve yeni dönemin ilk dersine katılarak öğrencilerle birlikte öğrenme heyecanını paylaştı. Bu ziyaretler, eğitim camiasının yeni döneme verdiği önemi ve öğrencilere duyulan yakınlığı gözler önüne serdi.

Tema kapsamında işlenen ilk derslerde, bayrak sevgisi ve millî değerlerin önemi vurgulandı. Sınıflar, Türk bayraklarıyla donatılarak öğrencilere görsel bir şölen sunarken, bayrağın tarihî, kültürel ve millî önemi detaylı bir şekilde anlatıldı. Bu yaklaşımla öğrencilerin vatan sevgisi ve millî bilinçlerinin pekiştirilmesi hedeflendi. Okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla velilerin de etkinliklere katılım sağlamasının önemi yetkililer tarafından özellikle belirtildi.

İl Millî Eğitim Müdürü Recai Ocak, programdaki değerlendirmesinde, ikinci döneme millî değerler etrafında ortak bir bilinçle başlamanın önemine değindi. Ocak, öğrencilerin bayrağa saygı, bağımsızlık bilinci ve sorumluluk duygusunun eğitim süreçlerinin merkezinde yer alması gerektiğini vurguladı. Bu açıklamalar, yeni dönemin sadece akademik başarıya değil, aynı zamanda karakter gelişimine de odaklanacağının bir göstergesi oldu.

Açılış programı, aynı zamanda başarıların taçlandırıldığı bir platforma dönüştü. Hırvatistan’ın Zagreb kentinde düzenlenen Badminton Avrupa Şampiyonası’nda Avrupa birincisi olarak göğsümüzü kabartan Ece Nazlı Ülgen ile Avrupa üçüncüsü olan Furkan Çomak’a başarılarından dolayı ödülleri takdim edildi. Bu ödül töreni, öğrencilerin sadece derslerde değil, spor ve diğer alanlarda da gösterdikleri üstün gayret ve başarıların takdir edildiğini ortaya koydu.

İl Millî Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, ikinci dönemin öğrenciler, öğretmenler ve tüm eğitim paydaşları için verimli, huzurlu ve başarılarla dolu geçmesi temennisinde bulunarak, eğitimde yeni bir sayfanın açıldığını duyurdu. Yeni dönem, Isparta’da hem akademik gelişim hem de millî değerlerin korunması ve aktarılması adına önemli bir misyon üstleniyor.

Isparta’da, hayırsever bir iş insanının desteğiyle yapımı tamamlanan ve uzun süredir öğrencileriyle buluşması beklenen Gülümser-Hayri Arıkan İlkokulu’nun kapıları, devam eden yapısal sorunlar nedeniyle bir kez daha kapalı kaldı. Kamu kaynaklarından yapılan yaklaşık 20 milyon liralık ek harcamalara rağmen, okul binasındaki eksikliklerin giderilememesi, eğitim camiasında ve veliler arasında büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Okulun, en erken 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına yetişmesi umuluyor.

Gülümser-Hayri Arıkan İlkokulu’nun inşa süreci, iş insanı Hayri Arıkan ile Isparta Valiliği arasında 31 Mayıs 2022 tarihinde imzalanan protokol ile başlamıştı. Ancak, projenin başlangıcından itibaren yaşanan çeşitli aksaklıklar, okulun teslim alınma işlemlerini uzun süre geciktirmişti. Eksikliklerine rağmen teslim alınan ilkokul binasının, Milli Eğitim Bakanlığı ve imar mevzuatı standartlarına uygun hale getirilmesi amacıyla Isparta İl Özel İdaresi tarafından yaklaşık 20 milyon TL’ye yakın bir harcama yapıldığı öğrenildi. Bu büyük bütçeli müdahaleye rağmen, okulun sorunları tam anlamıyla çözüme kavuşamadı.

Edinilen bilgilere göre, kapsamlı tadilat ve ek harcamaların ardından dahi okul binasında yeni ve eski sorunlar baş göstermeye devam ediyor. Okulun bahçesinde yeniden çöküntülerin yaşandığı, binanın tabanından bodrum kata su sızıntılarının sürdüğü ve yapıda çeşitli diğer sorunların varlığını koruduğu kaydedildi. Bu kritik yapısal eksiklikler, okulun ikinci yarıyılda da eğitim ve öğretime başlayamamasına neden oldu.

Yetkili kurumlar, okulun tamamen güvenli ve işlevsel hale getirilmesi için Isparta İl Özel İdaresi kaynaklarıyla çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtiyor. Kamu kurumlarının bu süreçte üzerlerine düşeni yerine getirdiği ifade edilirken, okulun ancak 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına hazır hale gelebileceği yönünde bir beklenti oluştu. Bu durum, yeni ve modern bir okulda eğitim görmeyi uman yüzlerce öğrenci ve onların aileleri için uzun bir bekleyişin daha habercisi oldu.

Gülümser-Hayri Arıkan İlkokulu’nun akıbeti, hem harcanan kamu kaynakları hem de öğrencilerin eğitim hakkı açısından önemli bir gündem maddesi olmaya devam ediyor. Okulun bir an önce güvenli, sağlıklı ve çağdaş eğitim standartlarına uygun bir şekilde açılması için yürütülen çalışmaların nihai sonucu, Isparta kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Öğrencilerin yeni binasına kavuşma hayali, maalesef en az iki yıl daha beklemek zorunda kalacak.

Isparta'da Milyonluk Okul İnşaatında Bitmeyen Çile: Açılış 2026-2027'ye Ertelendi

Isparta’nın eğitim altyapısına yapılan yatırımlar hız kesmeden devam ederken, şehirdeki öğrencilerin modern ve donanımlı tesislerde spor yapma imkanına kavuşmasını sağlayacak önemli bir protokol imzalandı. İstanbul Ticaret Odası Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu bünyesinde inşa edilecek yeni spor salonu için yapılan iş birliği anlaşması, Isparta Valisi Abdullah Erin’in katılımıyla resmiyet kazandı. Bu gelişme, şehrin genç nesillere verdiği değeri ve onların çok yönlü gelişimine yönelik taahhüdünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Vali Erin, konuya ilişkin yaptığı duyuruyu sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuyla paylaşarak, Isparta’daki eğitim yatırımlarının aralıksız sürdüğünü vurguladı. Protokol imza törenine, Vali Erin’in yanı sıra Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve İl Millî Eğitim Müdürü Recai Ocak da katılım gösterdi. Vali Erin, açıklamasında, “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza yönelik bu kalıcı eserden dolayı Belediye Başkanımız ve kıymetli ekibine tüm vatandaşlarımız adına şükranlarımı sunuyor, protokolün hazırlanmasında emeği geçen İl Millî Eğitim Müdürlüğümüze de teşekkür ediyorum,” ifadelerini kullandı. Vali, yeni spor salonunun okulda öğrenim gören tüm öğrenciler için hayırlı ve faydalı olmasını dilediğini sözlerine ekledi. Bu projeyle, öğrencilerin ders dışı faaliyetlerde daha aktif rol alması ve fiziksel gelişimlerine katkı sağlanması hedefleniyor.

Isparta Belediyesi ile İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün iş birliğiyle hayata geçirilecek olan bu modern spor tesisi, öğrencilerin hem akademik eğitimlerini destekleyecek hem de spor faaliyetlerini çağdaş bir ortamda gerçekleştirmelerine olanak tanıyacak. Proje, sadece fiziksel aktivite imkanlarını artırmakla kalmayacak, aynı zamanda öğrencilerin sosyal becerilerini geliştirmelerine, takım ruhunu benimsemelerine ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmelerine de katkıda bulunacak. Yeni spor salonunun tamamlanmasıyla birlikte, İstanbul Ticaret Odası Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu öğrencilerinin eğitim ve spor deneyimlerinde önemli bir dönüşüm yaşanması bekleniyor. Bu yatırım, Isparta’nın geleceğine yapılan değerli bir katkı olarak kayıtlara geçiyor.

default

Süleyman Demirel Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (SDÜ TTO) öncülüğünde düzenlenen önemli bir etkinlik, akademik dünyanın yenilikçi potansiyelini sanayi ile bir araya getirerek, bölgenin teknolojik gelişimine ve ekonomik büyümesine ivme kazandırdı. Patent süreçleri başarıyla tamamlanmış ve prototip aşamasına ulaşmış ürünlerin sergilendiği bu platform, yüksek katma değerli çalışmaların ticarileşme yolculuğuna ışık tuttu.

Etkinlikte sergilenen ürünler, bilimsel bilginin pratiğe dönüşümünün somut örneklerini oluşturdu. Üniversite bünyesinde yürütülen araştırmaların ve geliştirme faaliyetlerinin birer çıktısı olan bu yenilikçi çözümler, özellikle sanayi ile entegrasyon potansiyelleriyle dikkat çekti. SDÜ TTO’nun bu organizasyonu, sadece üniversite kaynaklı projeleri değil, aynı zamanda Göller Bölgesi Teknokenti’nde faaliyet gösteren farklı sektörlerden firmaların geliştirdiği özgün ve ileri teknoloji ürünleri de ziyaretçilerin beğenisine sundu. Bu geniş yelpaze, bölgedeki inovasyon ekosisteminin zenginliğini gözler önüne serdi. Organizasyonun temel hedeflerinden biri, yenilikçi fikirlerin ticarileşmesini teşvik etmek ve böylece akademik bilginin toplumsal faydaya dönüşümünü hızlandırmak oldu. Üniversite ile sanayi arasındaki etkileşimin artırılmasına yönelik kritik bir adım olarak görülen bu etkinlik, aynı zamanda bölgesel kalkınma stratejileri açısından da büyük önem taşıyor. Akademisyenler, girişimciler ve sanayi temsilcilerinin ortak çabalarıyla hayat bulan bu ürünler, ziyaretçilere teknoloji, estetik tasarım ve inovasyonun mükemmel birleşimini sunarak nitelikli bir deneyim yaşattı. Her bir standda, geleceğin teknolojilerine dair ipuçları ve günlük hayatı kolaylaştıracak çözümler sergilendi.

Bu başarılı organizasyon, SDÜ TTO’nun üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirme ve bölgesel inovasyon kapasitesini artırma misyonunu bir kez daha kanıtladı. Yenilikçi ürünlerin ticarileşme süreçlerine ivme kazandıran ve farklı paydaşları aynı çatı altında buluşturan bu tür platformlar, hem akademik araştırmaların değerini ortaya koymakta hem de bölge ekonomisine sürdürülebilir bir katkı sağlamaktadır. Gelecekte de benzer etkinliklerin, Isparta ve çevresinin teknoloji ve inovasyon merkezi olma yolundaki ilerleyişine önemli destekler sunması bekleniyor.

SDÜ TTO Köprüsüyle Bilimsel Yenilikler Sanayiyle Buluştu: Bölgesel Kalkınmaya Güçlü Destek

 
Isparta’da Şehit Göksel Koç Ortaokulu’nda lavabo bölümlerinin ortak alanlarına yerleştirilen güvenlik kameraları nedeniyle idari bir kararla görevinden alındığı belirtilen okul müdürüne Memur-Sen’den tam destek geldi. Sendika, kamuoyuna yaptığı açıklamada, konuya ilişkin medyada yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve meselenin kasıtlı olarak çarpıtılarak yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.
Memur-Sen, son günlerde gerek yerel gerekse ulusal medya kanallarında gündeme gelen bu tartışmaya ilişkin açıklama yapma gereği duyduklarını belirtti. Sendika, bazı basın kuruluşlarının haberin gerçekliğini araştırmadan, tek taraflı bir bakış açısıyla konuyu aktardığını ve bu durumun medya gruplarına duyulan güveni zedelediğini savundu. Açıklamada, öğrenci güvenliği gibi son derece hassas bir meselenin okul idaresinin hedef hâline getirilmesi ve siyasi çekişmelere malzeme edilmesinin son derece sakıncalı olduğu vurgulandı.Sendikanın aktardığı bilgilere göre, ilgili okulda lavabo bölümlerinde geçmişte yaşanan bazı olumsuz olayların önüne geçmek amacıyla güvenlik tedbirleri değerlendirildi. Akran zorbalığı, tuvalet kapılarının kırılması veya yakılmaya çalışılması, sabunluklardaki sabunların yerlere dökülmesi neticesinde öğrencilerin yaralanması gibi uygunsuz olayların artması üzerine, Okul Aile Birliği Yönetimi ile yapılan toplantı neticesinde kamera sistemi kararı alındı. Uygulama kapsamında kullanılan kameraların, öğrencilerin mahrem alanlarını kesinlikle kapsamadığı, yalnızca olayların yaşandığı ortak alanları görecek şekilde konumlandırıldığı açıkça ifade edildi. Ayrıca, sene başından bu yana kamera sistemlerinin devreye alınmasının ardından yaşanan olumsuzluklarda belirgin bir azalma olduğunun somut biçimde gözlemlendiği de sendika tarafından dile getirildi.Memur-Sen, açıklamasında, ülke genelinde artan çocuk cinayetleri, akran zorbalığı, şiddet ve okul ortamlarında yaşanan güvenlik sorunlarının tüm eğitim camiasını derinden endişelendirdiğine dikkat çekti. Çocuklara yönelik suçlar ve çocuklar tarafından işlenen suçların sadece tek bir nedene indirgenemeyeceğini, sosyal, ekonomik, psikolojik ve hukuki birçok başlık altında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sendika, çocuk suçlarıyla mücadelenin sadece cezaları artırmakla çözülebilecek kadar basit bir mesele olmadığını, bütüncül ve önleyici yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Bu bağlamda, okul idaresinin “olay olduktan sonra değil, olmadan önce önleme” anlayışıyla inisiyatif almasının bir zorunluluk olduğu ve bu sorumluluk bilinciyle atılan adımların siyasi hesaplar ya da farklı gündemler doğrultusunda çarpıtılmasının doğru bulunmadığı ifade edildi. Sendika, söz konusu uygulamanın gizli yürütülmediği, öğrencilere açık ve net biçimde duyurulduğu bilgisini de paylaştı.Sendika, bireysel bir şikâyetin genelleştirilerek kamuoyu oluşturulmasını ve okul idaresinin siyasi tartışmaların içine çekilmesini, ne öğrenci yararına ne de eğitime katkı sunan bir yaklaşım olarak görmediklerini belirtti. Açıklamada, “İşin en kolay kısmı bir suçlu bulup onu cezalandırıp konuyu halı altına süpürmektir” ifadelerine yer verilirken, konunun haberleştirilmesinden sonra yapılan yorumların büyük kısmının okul idaresini haklı gördüğü vurgulandı. Memur-Sen, medyada çıkan her haber üzerine eğitim çalışanlarını cezalandırarak sorumluluktan kurtulunamayacağını, amirlerin kendi sorumluluklarından kaçarak tüm sorumluluğu okul yönetimlerine yüklemesinin eğitim çalışanları üzerindeki baskı ve stresi artırdığını dile getirdi. Verilen idari kararların orantısız olduğunu düşündüklerini belirten sendika, dün olduğu gibi bugün ve yarın da haksızlığa uğrayan ve mağdur edilen eğitim çalışanlarının yanında olmaya devam edeceklerini, haklarının iade edilmesi için hukuki mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini duyurdu.Memur-Sen, sendika olarak görevini şeffaflık, sorumluluk ve öğrenci yararı temelinde yürüten okul idaresinin yanında olduklarını, eğitim kurumlarının siyasi çekişmelere alet edilmesine karşı durduklarını ve kamuoyunun yanlış, asılsız ve yönlendirici iddialara itibar etmemesi gerektiğini kamuoyuna saygıyla ilan etti. Sendika, ortak amacın çocukların güvenli, huzurlu ve sağlıklı ortamlarda eğitim alması olduğunu vurgulayarak, eğitim kurumlarının siyasi hesapların değil, çocukların geleceğinin konuşulduğu yerler olması gerektiğini belirtti. Bundan sonraki süreçte daha vahim olayların yaşanmaması adına yetkililerin çözüm üretmesi ve inisiyatif alması çağrısında bulunuldu.

Isparta Emniyet Müdürlüğü, şehrin genel asayişini ve vatandaşların huzurunu sağlamak amacıyla 31 Ocak tarihinde kapsamlı ve ani yol denetimleri gerçekleştirdi. Sabahın erken saatlerinden ertesi günün ilk ışıklarına kadar süren bu geniş çaplı uygulamalar, Isparta’nın stratejik öneme sahip ana arterleri ve kavşak noktalarını mercek altına aldı.

Edinilen bilgiye göre, 31 Ocak günü saat 10:30’da başlayan ve 1 Şubat’ın ilk saatleri olan 07:00’ye kadar kesintisiz devam eden denetimler, SDÜ Kavşağı, Sav Kavşağı, Gölcük Yolu – 1001 Evleri Kavşağı, Koçtepe-Ünikent Kavşağı ve İpek Mobilya Kavşağı gibi şehrin yoğun ve kritik geçiş noktalarında yoğunlaştı. Bu uygulamalarla hem araçlar hem de şahıslar üzerinde detaylı incelemeler yapıldı.

Isparta Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, söz konusu “şok yol uygulamaları”nın temel amacının vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak olduğu belirtildi. Açıklamada, “Suç ve suçlularla etkin mücadele etmek, kamu düzeninin devamını temin etmek, aranan şahıslar ile suç unsurlarının tespitini sağlamak amacıyla araçlar ve şahıslar üzerinde şok yol uygulamaları gerçekleştirilmiştir” ifadelerine yer verildi. Emniyet birimleri, bu tür denetimlerin sadece suçluları caydırmakla kalmayıp, aynı zamanda şehirde yaşayan herkes için daha güvenli bir ortam oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Uygulamalar sırasında şüpheli görülen araçlar durdurularak GBT (Genel Bilgi Taraması) sorgulamaları yapıldı, araçların evrakları kontrol edildi ve içerisindeki şahıslar üzerinde kimlik kontrolleri gerçekleştirildi.

Emniyet yetkilileri, vatandaşların can ve mal güvenliğinin kendileri için en büyük öncelik olduğunu bir kez daha hatırlatarak, bu yöndeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğinin altını çizdi. Açıklamanın sonunda, “Huzur ve güven ortamının devamı için denetimlerimiz devam edecektir” denilerek, benzeri kapsamlı ve ani denetimlerin periyodik olarak tekrarlanacağının sinyali verildi. Bu tür uygulamaların, Isparta’da suç oranlarının düşürülmesine ve genel asayişin sağlanmasına önemli katkılar sunması bekleniyor.

Burdur’un Ağlasun ilçesi yakınlarında dün öğle saatlerinde meydana gelen feci trafik kazası, kış eğlencesi için yola çıkan ailelerin hayatını kararttı. Kafa kafaya çarpışan iki otomobilde, aralarında çocukların da bulunduğu sekiz kişi yaşamını yitirirken, beş kişi de yaralandı. Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Akçaalan Mahallesi’nden yola çıkan Süzer ve Küçük aileleri ile diğer araçtaki Akgün ve Aydın aileleri, tarifsiz bir acının ortasında kaldı.

Edinilen bilgilere göre, Serik Akçaalan Mahallesi’nde ikamet eden Nevin Süzer, çocukları Zeynep Süzer ve Cuma Ali Süzer ile komşuları Meryem Küçük, çocukları Hasan Akdağ ve Rabia Akdağ, 07 BNE 490 plakalı otomobille Isparta Davraz Kayak Merkezi’ne gitmek üzere yola çıktı. Cuma Ali Süzer’in kullandığı araç, Antalya-Isparta karayolunun Burdur Ağlasun ilçesi mevkisinde saat 11.00 sıralarında, karşı yönden gelen 34 FF 2118 plakalı otomobille çarpıştı.

Çarpışmanın şiddetiyle adeta can pazarına dönen yolda, Cuma Ali Süzer, Nevin Süzer ve Hasan Akdağ ile diğer araçta bulunan Melek Akgün, Sedat Akgün, Kuzey Akgün ve İfakat Aydın olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ayrıca, Azra Akgün, Melike Akgün, Meryem Küçük, Zeynep Süzer ve Rabia Akdağ da yaralanarak hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan Meryem Küçük’ün durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakımda olduğu belirtildi.

Serik Akçaalan Mahallesi’ne düşen acı haber, tüm mahalleyi yasa boğdu. Akçaalan Mahalle Muhtarı Soner Taşar, yaşadıkları derin üzüntüyü dile getirerek, “Mahallemizden üç canımızı kaybettik. İki ocağımız söndü. Annesi ve oğlu, bir de arkadaşımız vefat etti. Yoğun bakımda olan annemizden (Meryem Küçük) mutlu bir haber bekliyoruz. Bu hava şartlarında vatandaşlarımızın yolculuk esnasında daha dikkatli olmalarını tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

Nevin Süzer’in yeğeni Ahmet Aysan ise, halası ve oğlunun kaybıyla yıkıldıklarını belirtti. Geçen yıl da halasının büyük oğlunu kaybettiklerini hatırlatan Aysan, “Bir yıl sonra ikinci acıyı yaşadık. Allah rahmet eylesin” sözleriyle ailelerinin üst üste yaşadığı dramı gözler önüne serdi.

Süzer ailesiyle birlikte aynı geziye gitmekten son anda vazgeçen Ali Deveci de yaşadığı şoku ve üzüntüyü paylaştı. Deveci, “Çok sevdiğimiz bir kardeşimizi ve ailemizi kaybettik. Bu geziye birlikte gidecektik ancak biz geçtiğimiz hafta içinde gidip geldiğimiz için eşimle görüştük, ‘Yeni gidip geldik tekrar gitmeyelim’ dedik. Son anda gitmekten vazgeçtik. Söyleyecek söz bulamıyorum” dedi.

Hayatını kaybeden Cuma Ali Süzer ve Nevin Süzer’in cenazelerinin Serik’te toprağa verileceği öğrenildi.

Burdur’da yaşanan bu korkunç kaza, bir kez daha trafik güvenliğinin ve dikkatli sürüşün hayati önemini gözler önüne serdi. Kış aylarında artan yol tehlikeleri karşısında sürücülerin daha tedbirli olması gerektiği acı bir şekilde öğrenildi. Sekiz kişinin hayatını kaybettiği, beş kişinin yaralandığı bu facia, geride kalan aileleri ve tüm toplumu derin bir yasa boğarken, yollardaki güvenlik önlemlerinin ve farkındalığın artırılması çağrısını da beraberinde getirdi.

Kış Eğlencesi İçin Yola Çıktılar: Davraz Yolunda Sekiz Can Alan Facia, Serik Yasta