Reklam İç Banner
Isparta’da Şehit Göksel Koç Ortaokulu’nda lavabo bölümlerinin ortak alanlarına yerleştirilen güvenlik kameraları nedeniyle idari bir kararla görevinden alındığı belirtilen okul müdürüne Memur-Sen’den tam destek geldi. Sendika, kamuoyuna yaptığı açıklamada, konuya ilişkin medyada yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve meselenin kasıtlı olarak çarpıtılarak yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.
Memur-Sen, son günlerde gerek yerel gerekse ulusal medya kanallarında gündeme gelen bu tartışmaya ilişkin açıklama yapma gereği duyduklarını belirtti. Sendika, bazı basın kuruluşlarının haberin gerçekliğini araştırmadan, tek taraflı bir bakış açısıyla konuyu aktardığını ve bu durumun medya gruplarına duyulan güveni zedelediğini savundu. Açıklamada, öğrenci güvenliği gibi son derece hassas bir meselenin okul idaresinin hedef hâline getirilmesi ve siyasi çekişmelere malzeme edilmesinin son derece sakıncalı olduğu vurgulandı.Sendikanın aktardığı bilgilere göre, ilgili okulda lavabo bölümlerinde geçmişte yaşanan bazı olumsuz olayların önüne geçmek amacıyla güvenlik tedbirleri değerlendirildi. Akran zorbalığı, tuvalet kapılarının kırılması veya yakılmaya çalışılması, sabunluklardaki sabunların yerlere dökülmesi neticesinde öğrencilerin yaralanması gibi uygunsuz olayların artması üzerine, Okul Aile Birliği Yönetimi ile yapılan toplantı neticesinde kamera sistemi kararı alındı. Uygulama kapsamında kullanılan kameraların, öğrencilerin mahrem alanlarını kesinlikle kapsamadığı, yalnızca olayların yaşandığı ortak alanları görecek şekilde konumlandırıldığı açıkça ifade edildi. Ayrıca, sene başından bu yana kamera sistemlerinin devreye alınmasının ardından yaşanan olumsuzluklarda belirgin bir azalma olduğunun somut biçimde gözlemlendiği de sendika tarafından dile getirildi.Memur-Sen, açıklamasında, ülke genelinde artan çocuk cinayetleri, akran zorbalığı, şiddet ve okul ortamlarında yaşanan güvenlik sorunlarının tüm eğitim camiasını derinden endişelendirdiğine dikkat çekti. Çocuklara yönelik suçlar ve çocuklar tarafından işlenen suçların sadece tek bir nedene indirgenemeyeceğini, sosyal, ekonomik, psikolojik ve hukuki birçok başlık altında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sendika, çocuk suçlarıyla mücadelenin sadece cezaları artırmakla çözülebilecek kadar basit bir mesele olmadığını, bütüncül ve önleyici yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Bu bağlamda, okul idaresinin “olay olduktan sonra değil, olmadan önce önleme” anlayışıyla inisiyatif almasının bir zorunluluk olduğu ve bu sorumluluk bilinciyle atılan adımların siyasi hesaplar ya da farklı gündemler doğrultusunda çarpıtılmasının doğru bulunmadığı ifade edildi. Sendika, söz konusu uygulamanın gizli yürütülmediği, öğrencilere açık ve net biçimde duyurulduğu bilgisini de paylaştı.Sendika, bireysel bir şikâyetin genelleştirilerek kamuoyu oluşturulmasını ve okul idaresinin siyasi tartışmaların içine çekilmesini, ne öğrenci yararına ne de eğitime katkı sunan bir yaklaşım olarak görmediklerini belirtti. Açıklamada, “İşin en kolay kısmı bir suçlu bulup onu cezalandırıp konuyu halı altına süpürmektir” ifadelerine yer verilirken, konunun haberleştirilmesinden sonra yapılan yorumların büyük kısmının okul idaresini haklı gördüğü vurgulandı. Memur-Sen, medyada çıkan her haber üzerine eğitim çalışanlarını cezalandırarak sorumluluktan kurtulunamayacağını, amirlerin kendi sorumluluklarından kaçarak tüm sorumluluğu okul yönetimlerine yüklemesinin eğitim çalışanları üzerindeki baskı ve stresi artırdığını dile getirdi. Verilen idari kararların orantısız olduğunu düşündüklerini belirten sendika, dün olduğu gibi bugün ve yarın da haksızlığa uğrayan ve mağdur edilen eğitim çalışanlarının yanında olmaya devam edeceklerini, haklarının iade edilmesi için hukuki mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini duyurdu.Memur-Sen, sendika olarak görevini şeffaflık, sorumluluk ve öğrenci yararı temelinde yürüten okul idaresinin yanında olduklarını, eğitim kurumlarının siyasi çekişmelere alet edilmesine karşı durduklarını ve kamuoyunun yanlış, asılsız ve yönlendirici iddialara itibar etmemesi gerektiğini kamuoyuna saygıyla ilan etti. Sendika, ortak amacın çocukların güvenli, huzurlu ve sağlıklı ortamlarda eğitim alması olduğunu vurgulayarak, eğitim kurumlarının siyasi hesapların değil, çocukların geleceğinin konuşulduğu yerler olması gerektiğini belirtti. Bundan sonraki süreçte daha vahim olayların yaşanmaması adına yetkililerin çözüm üretmesi ve inisiyatif alması çağrısında bulunuldu.
Reklam İç Banner Alt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir