Isparta İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 01-07 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği yoğun güvenlik denetimleriyle şehir genelinde asayişi güçlendirme yönünde önemli adımlar attı. Bir hafta süren kapsamlı operasyonlar sonucunda, çeşitli suçlardan aranan 39 kişi yakalanırken, trafik kontrolleri sırasında 20 adet ruhsatsız silaha da el konuldu.

İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı birimler, sorumluluk bölgelerinde titizlikle yürüttüğü çalışmalarda toplam 21 bin 832 kişiyi sorguladı. Bu kapsamlı kimlik ve GBT (Genel Bilgi Taraması) kontrolleri neticesinde, hakkında adli makamlarca yakalama kararı bulunan 39 firari şahıs tespit edilerek gözaltına alındı. Yakalanan şahıslar, ilgili yasal işlemlerin tamamlanmasının ardından adalete teslim edilmek üzere yetkili birimlere sevk edildi. Bu operasyon, şehrin genelinde suç ve suçluyla mücadeledeki kararlılığı bir kez daha gözler önüne serdi.

Öte yandan, Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri de güvenlik ve düzenin sağlanması amacıyla şehir içi ve şehirlerarası yollarda denetimlerini aralıksız sürdürdü. Gerçekleştirilen 12 bin 429 araç kontrolünde, denetimler sırasında güvenlik güçlerinin dikkatli çalışmaları sayesinde 20 adet ruhsatsız ateşli silaha el konuldu. Bu durum, yasa dışı silahlanmanın önüne geçilmesi ve kamu güvenliğinin sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Ele geçirilen silahlar hakkında yasal işlem başlatılırken, olaya karışan şahıslar da gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sürekli temin edilmesi amacıyla benzer denetim ve operasyonların kesintisiz bir şekilde devam edeceğini belirtti. Bu tür proaktif güvenlik önlemlerinin, suç oranlarının düşürülmesine ve şehirdeki genel asayişin güçlendirilmesine önemli katkılar sağlaması hedefleniyor.

Isparta, genç zihinlerin stratejik mücadelesine sahne olan 2025–2026 sezonu Okul Sporları Küçükler Genel ve Kızlar Satranç İl Birinciliği müsabakalarını büyük bir başarıyla tamamladı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde yakın zamanda hizmete açılan modern satranç salonu, şampiyonaya ev sahipliği yaparak genç yeteneklere yepyeni bir arena sundu.

Asrın felaketi olarak anılan 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımız, sporcularımız ve aziz şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşuyla başlayan turnuva, geniş bir katılım ve heyecanlı anlara sahne oldu. Çok sayıda okul ve sporcunun katılımıyla gerçekleşen müsabakalar, Isparta’da satranç sporuna olan ilginin ve potansiyelin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Müsabakalar boyunca genç sporcuların hamlelerini dikkatle takip eden Isparta Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Çağrı Kaya, veliler ve katılımcılarla yakından ilgilendi. Ödül töreninde yaptığı konuşmada, il genelindeki spor tesisi sayısında ve sporcu kapasitesindeki gözle görülür artışa vurgu yapan Kaya, satranç gibi stratejik bir spor dalının kendi özel salonunda düzenlenmesinin, gelecekte çok daha büyük başarılara ulaşılmasında kritik bir rol oynayacağını belirtti. Bu gelişmenin, Isparta’yı satranç sporunda bölgesel bir merkez haline getirme potansiyelini taşıdığına işaret etti.

Zeka ve konsantrasyonun ön planda olduğu zorlu karşılaşmaların ardından dereceye giren okullar ve sporcular belirlendi. Genel kategoride Özel Isparta Doğa Ortaokulu zirveye çıkarak il birinciliğini elde etti. İstanbul Ticaret Odası Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu ikincilikle yetinirken, Şehit Ömer Sarı Ortaokulu üçüncü sırayı aldı. Kızlar kategorisinde ise Şehit Ömer Sarı Ortaokulu, gösterdiği üstün performansla birincilik kürsüsüne çıktı. Özel Isparta Bahçeşehir Ortaokulu ikinci, Özel TED Isparta Ortaokulu ise üçüncü olarak başarılı bir turnuvayı geride bıraktı. Dereceye giren sporculara ödülleri coşkulu bir törenle takdim edildi.

Yetkililer, turnuvaya katılan tüm sporculara ve okullara teşekkürlerini sunarken, Isparta’yı grup müsabakalarında temsil edecek okullara şimdiden başarı dileklerinde bulundu. Bu şampiyona, Isparta’nın genç nesiller arasında satranç sporuna olan ilgiyi artırma ve geleceğin şampiyonlarını yetiştirme konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Halıcı, ülkenin ekonomik gündemini meşgul eden geçim sıkıntısı ve maliyet artışlarının esnaf üzerindeki etkilerini yerinde gözlemlemek amacıyla Yukarı Mahrukatçılar Sitesi’ni ziyaret etti. Vatandaş ve esnafla bir araya gelen Halıcı, dertlerini dinleyerek sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıma sözü verdi ve ekonomik krizden çıkış için “yeni kadrolar” çağrısı yaptı.

Ziyaretin ardından yazılı bir açıklama yapan Milletvekili Halıcı, Yukarı Mahrukatçılar Sitesi’nde karşılaştığı manzarayı detaylandırdı. Her esnafın benzer sorunlarla boğuştuğunu belirten Halıcı, “Dertlerini dinledik, her esnafımızın yaşadığı sorunları burada da duyduk,” ifadeleriyle yüksek enflasyon, artan girdi maliyetleri ve düşen alım gücünün esnafın işlerini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Bu durumun, ülke genelindeki ekonomik darboğazın bir yansıması olduğunu vurguladı.

Milletvekili Halıcı, esnafın sesi olmaya devam edeceğinin altını çizerek, “TBMM’de esnafımızın haklarını savunmaya devam edeceğim,” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak vatandaşın yanında olma ilkesini sürdüreceklerini belirten Halıcı, “Onlardan aldığımız sorun ve talepleri Türkiye Büyük Millet Meclisinde dile getiriyorum ve dile getirmeye devam edeceğim,” şeklinde konuştu. Ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durumu “Vatandaşımız dertli, geçinemiyor ve ekonomik kriz yaşıyor” sözleriyle özetleyen Halıcı, mevcut ekonomik krizden kurtuluşun ve refah seviyesinin yükseltilmesinin ancak köklü değişikliklerle mümkün olabileceğini ifade etti. Açıklamasının sonunda, “Bu ekonomik krizden Ülkemizin biran önce kurtulması ve yeni kadroların gelmesi gerekiyor,” diyerek hükümete yönelik açık bir kadro değişimi çağrısında bulundu.

Milletvekili Halıcı’nın Yukarı Mahrukatçılar Sitesi ziyareti ve ardından yaptığı açıklamalar, CHP’nin ülke genelinde ekonomik sorunlara dikkat çekme ve çözüm önerileri sunma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Esnafın ve vatandaşın yaşadığı sıkıntıların Meclis’e taşınması ve siyasi arenada tartışılması, kamuoyunun beklentileri arasında önemli bir yer tutuyor.

Yukarı Mahrukatçılar Sitesi'nde Krizin Nabzı Tutuldu: Halıcı'dan 'Yeni Kadrolar' Çağrısı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan son veriler, ülkenin yaşam maliyeti haritasını yeniden şekillendirerek, en pahalı şehirleri gözler önüne serdi. Listenin zirvesinde beklenen üzere megakent İstanbul yer alırken, onu Ege’nin incisi İzmir takip etti. Ancak raporun en dikkat çekici detaylarından biri, genellikle daha sakin ve uygun maliyetli olarak bilinen Isparta’nın dokuzuncu sıradan listeye dahil olması oldu. Bu durum, kentteki yaşam giderlerinin ulaştığı seviyeyi çarpıcı bir şekilde ortaya koydu ve ülke genelindeki hayat pahalılığı tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı.

Açıklanan verilere göre, Türkiye’nin en yüksek yaşam maliyetine sahip şehirleri sıralamasında İstanbul, ekonomik faaliyetlerin yoğunluğu, konut fiyatlarındaki artış ve genel giderlerin yüksekliğiyle ilk sıradaki yerini korudu. İkinci sırada yer alan İzmir ise hem turistik cazibesi hem de sanayi ve ticaret potansiyeliyle büyükşehir yaşamının getirdiği maliyetleri yansıtıyor. Listenin genelinde Ege ve Akdeniz bölgelerinden birçok ilin bulunması, bu bölgelerin son yıllarda artan popülaritesi, turizm hareketliliği ve buna bağlı olarak yükselen emlak ile hizmet sektörleri fiyatlarıyla ilişkilendiriliyor. Balıkesir, Çanakkale, Aydın, Denizli, Muğla ve Antalya gibi şehirler, hem yerel halk hem de dışarıdan gelenler için cazip yaşam merkezleri haline gelirken, bu durum yaşam giderlerinde de belirgin artışlara yol açmış durumda.

Listenin sürpriz ismi ise dokuzuncu sırada yer alan Isparta oldu. Gül şehri olarak bilinen ve genellikle daha mütevazı bir yaşam maliyetine sahip olduğu düşünülen Isparta’nın bu sıralamadaki konumu, kentteki konut kiraları, gıda fiyatları ve genel hizmet bedellerindeki artışın boyutunu gözler önüne serdi. Özellikle üniversite şehri olması nedeniyle öğrenci nüfusunun yoğunluğu ve göç hareketliliği, şehirdeki arz-talep dengesini etkileyerek yaşam giderlerini yukarı çekmiş olabilir. Isparta’yı takip eden Burdur’un da onuncu sırada yer alması, Akdeniz’in iç kesimlerindeki bazı şehirlerde dahi hayat pahalılığının hissedilir derecede arttığını gösteriyor. TÜİK’in verilerine göre Türkiye’nin en pahalı on şehri şu şekilde sıralandı:

1. İstanbul
2. İzmir
3. Balıkesir
4. Çanakkale
5. Aydın
6. Denizli
7. Muğla
8. Antalya
9. Isparta
10. Burdur

Bu liste, Türkiye genelinde artan enflasyon ve ekonomik koşulların, büyük metropollerin yanı sıra daha küçük ve orta ölçekli şehirlerde de yaşam kalitesini ve harcamalarını doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Özellikle konut ve enerji maliyetlerindeki yükselişin, bu şehirlerde yaşayan vatandaşların bütçeleri üzerinde önemli bir baskı oluşturduğu görülüyor. TÜİK verileri, Türkiye’deki yaşam maliyeti dinamiklerinin sadece büyükşehirlerle sınırlı kalmayıp, ülkenin farklı coğrafyalarına yayılan karmaşık bir yapıya büründüğünü net bir şekilde gösteriyor. Bu tablo, hükümetin ve yerel yönetimlerin hayat pahalılığıyla mücadele stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğini işaret ediyor.

Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, belediye çalışanlarıyla bir araya gelmeye devam ederek birlik ve beraberlik mesajları verdi. Bezirgan Sufrası’nda gerçekleştirilen son buluşmada, çok sayıda müdürlükten personel, Isparta’nın son dönemdeki gelişiminde önemli pay sahibi olduklarını hissetmenin gururunu yaşadı. Başkan Başdeğirmen, bu buluşmaların amacına ulaştığını belirterek, Isparta Belediyesi’nin Türkiye’ye örnek bir kurum olduğunu ve şehrin artan cazibesinde personelin büyük rol oynadığını vurguladı.

Belediye bünyesindeki Muhasebe, Mali Hizmetler, İmar ve Şehircilik, Etüd Proje, Kentsel Dönüşüm, Emlak ve İstimlak, Hukuk İşleri, İnsan Kaynakları, Basın, Bilgi İşlem, Destek Hizmetleri, Özel Kalem, Muhtarlıklar, Gençlik ve Spor ile Yazı İşleri Müdürlükleri’nden katılan çalışanlar, Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Hanımefendi’nin kendilerine her zaman destek olduğunu ifade ettiler. Özel Kalem Müdürü Mahmut Çevik, Mali Hizmetler Müdürü Hüseyin Ceylan ve İmar ve Şehircilik Müdürü Ümit Pala başta olmak üzere birçok müdür ve birim sorumlusu söz alarak, Başkan Başdeğirmen ile birlikte çalışmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Personel, yapılan her işte Başdeğirmen çiftinin yanlarında olduğunu belirterek teşekkürlerini iletti.

Başkan Şükrü Başdeğirmen, toplantıda yaptığı konuşmada, düzenlenen buluşmaların personel arasındaki kaynaşmayı ve dayanışmayı artırma hedefine ulaştığını söyledi. Şehri daha ileriye taşımak için omuz omuza mücadele edeceklerini vurgulayan Başdeğirmen, personelin bu süreçteki kritik rolüne dikkat çekti. Başdeğirmen, “Ben bugün varım, süremize kaldı 3 yıl ama sizler emekli olana kadar, Allah sağlık verdiği sürece bu işin içerisinde olacaksınız. Belki de sizlere daha çok görev düşüyor” diyerek gelecekte de personelin önemini vurguladı. Isparta’nın son zamanlarda gösterdiği gelişime değinen Başkan Başdeğirmen, şehrin ülke genelindeki cazibesinin arttığına dair somut örnekler verdi. Üniversite arkadaşlarının Isparta’dan ev satın aldığını, Muğla’dan taşınan bir vatandaşın Isparta’da yaşamaya başladığını anlatan Başdeğirmen, bu ilginin ardındaki temel sebebin, salonda bulunan tüm personelin özverili çalışmaları olduğunu belirtti.

Konuşmasının devamında Isparta Belediyesi’nin emsal niteliğinde bir kurum olduğunu ifade eden Başkan Başdeğirmen, “İçerisinde çalıştığınız belediyenin Türkiye’ye örnek bir belediye olduğunu bilmenizi istiyorum. İnşallah bu güzellikler devam eder. Yaptığımız çalışmaların daha fazlasını yapmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” sözleriyle kurumun misyonunu ve gelecek hedeflerini özetledi. Samimi atmosferde geçen programın sonunda Başkan Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, çocuklara futbol topu ve Ispartaspor forması hediye ederken, personele de isimlerinin yazılı olduğu özel kalemler takdim etti. Buluşma, çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Isparta'nın Yükselen Cazibesi: Başkan Başdeğirmen'den Personeline "Örnek Belediye" Vurgusu

Isparta Belediye Meclisi’nin son oturumu, belediyeye hibe edilecek araçlar üzerine yapılan hararetli tartışmalara sahne oldu. Komisyon raporunun sunulmasıyla başlayan görüşmeler, ihalelere katılan firmalardan yapılan bağışların etik boyutları üzerine yoğunlaştı ve zaman zaman tansiyonun yükselmesine neden oldu.

Oturumun başlangıcında, Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu, belediyeye bağışlanması planlanan araçlarla ilgili hazırlanan komisyon raporunu meclis üyelerine sundu. Raporun ardından söz alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Üyesi ve Meclis Grup Sözcüsü Mehmet Büyüktuncer, belediyenin ihalelerine katılan firmalardan hibe araç kabul etmesinin doğru olmadığını belirterek bu uygulamanın şeffaflık ve etik ilkeler açısından sorunlu olduğunu vurguladı. Büyüktuncer, bu tür bağışların kamuoyunda yanlış anlaşılmalara yol açabileceği ve belediyenin tarafsızlığına gölge düşürebileceği endişesini dile getirdi.

CHP’li üyenin eleştirilerine yanıt veren Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, söz konusu araçların Isparta Belediyesi’nin hizmetlerinde kullanılmak üzere hibe edildiğini ve bu bağışların tamamen kamu yararına olduğunu savundu. Başkan Başdeğirmen, belediyenin hizmet kapasitesini artırmak amacıyla yapılan bu tür katkıların belediye bütçesi üzerindeki yükü hafiflettiğini ifade etti. Ayrıca, CHP’li belediyelerdeki ihale uygulamalarına da değinen Başdeğirmen, Isparta Belediyesi’nde gerçekleştirilen ihalelerde herhangi bir şahsi veya kişisel menfaatin söz konusu olmadığını, tüm süreçlerin yasalara ve şeffaflık ilkelerine uygun olarak yürütüldüğünü kesin bir dille belirtti.

Karşılıklı açıklamaların ardından, meclisin diğer üyeleri de söz alarak konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi. Farklı siyasi partilere mensup meclis üyelerinin de katılımıyla tartışma genişledi. Zaman zaman sertleşen diyaloglar ve yükselen ses tonları, oturumdaki tansiyonu artırdı. Meclis üyelerinden bazılarının araya girerek yatıştırıcı müdahalelerde bulunmasıyla gergin ortam sakinleştirildi. Hibe araç teklifi etrafında dönen bu yoğun tartışma, yerel yönetimlerde etik kurallar ve şeffaflık ilkelerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Isparta Doğa Koleji, Türkiye genelinde düzenlenen Mint-O-Lympics (Minticity Almanca Olimpiyatları) yarışmalarında hem öğrenci hem de öğretmen kategorilerinde elde ettiği üst düzey derecelerle yabancı dil eğitimindeki başarısını bir kez daha kanıtladı. Okul, ulusal çapta gösterdiği bu üstün performansla dikkatleri üzerine çekerek, eğitimdeki vizyoner yaklaşımının somut sonuçlarını gözler önüne serdi.

Minti Team tarafından yılda ortalama iki kez gerçekleştirilen ve on iki gün süren Mint-O-Lympics, Almanca bilgisini oyun temelli ve çok seviyeli bir sistemle ölçen önemli bir organizasyon olarak biliniyor. Toplam elli seviyeden oluşan dijital yapısıyla öğrencilerin kelime bilgisi, okuma-anlama, dil bilgisi ve hız becerilerini kapsamlı biçimde değerlendiren bu olimpiyatlara her yıl binlerce öğrenci katılım gösteriyor. Isparta Doğa Koleji, bu prestijli platformda elde ettiği derecelerle adından sıkça söz ettirdi.

Ortaokul kategorisinde 6-A sınıfı öğrencisi Nil ÖCAL, Türkiye genelinde ikincilik gibi yüksek bir dereceye ulaşırken, Doğa Okulları arasında birincilik kürsüsüne oturdu. Aynı başarı rüzgarını estiren 6-B sınıfı öğrencisi Mustafa ORBAY, Türkiye on üçüncüsü ve Doğa Okulları dördüncüsü olarak dikkat çekti. Ortaokul düzeyindeki diğer başarılı öğrenciler arasında 6-A sınıfından Mirza Zeki GÖKSOY Türkiye yirmi üçüncüsü, Mehmet Erdem GÜRSOY Türkiye otuz üçüncüsü, 6-B sınıfından Zeynep GELİR Türkiye otuz beşincisi, 5-A sınıfından Salih AKGÜN Türkiye kırk beşincisi, 6-B sınıfından Erva Esma ÖZTÜRK Türkiye yüz onuncusu, 5-A sınıfından Naz TUNCER Türkiye yüz otuz dördüncüsü, 6-B sınıfından Cemre YETKİNER Türkiye iki yüz otuz ikincisi ve 6-A sınıfından Nehir ÖZDEMİR Türkiye dört yüz on dördüncüsü olarak önemli dereceler elde ettiler. Lise kategorisinde ise 10-A sınıfı öğrencisi Edanur CİNGİZ, Mint-O-Lympics Teenage Kategorisi’nde Türkiye beşincisi olarak zirvedeki yerini aldı.

Öğrenci başarılarının yanı sıra, Isparta Doğa Koleji Almanca öğretmeni Serdar TUNÇ, Öğretmenler Kategorisi’nde Türkiye birinciliğini elde ederek okulun yabancı dil eğitimindeki kalitesini bir kez daha tescilledi. Bu sonuç, okulun yabancı dil eğitiminde öğretmen-öğrenci bütünlüğüyle yürütülen sürecinin ve metodolojisinin ne denli güçlü olduğunun önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Kurucu Temsilci Kamil Tamtürk, elde edilen başarıları değerlendirirken, bu tür organizasyonların öğrencilerin dil becerilerini yalnızca sınav başarısıyla değil, gerçek kullanım üzerinden ölçmelerini sağladığını vurguladı. Tamtürk, derecelerin planlı ve uzun vadeli bir eğitim anlayışının doğal bir sonucu olduğunu belirtti. Genel Müdür Durali Sancar ise yaptığı açıklamada, yabancı dil eğitiminin öğrencileri akademik ve sosyal anlamda geleceğe hazırlayan temel alanlardan biri olduğunu ifade ederek, Türkiye genelinde elde edilen bu başarıların doğru yolda ilerlediklerinin bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi. Ortaokul Müdürü Özlem Gökçebay, öğrencilerin ulusal platformlarda elde ettiği derecelerin özgüvenlerini ve öğrenme motivasyonlarını ciddi biçimde artırdığını belirterek, sürece katkı sunan tüm öğretmen ve öğrencileri tebrik etti. Lise Müdürü Kerem Öznur da lise düzeyindeki Türkiye derecesinin, öğrencilerin akademik disiplinle yabancı dili etkin biçimde kullanabildiğini gösterdiğini ve bu başarının sistemli çalışmanın ve öğretmen-öğrenci iş birliğinin doğal bir sonucu olduğunu dile getirdi. Türkiye birinciliği elde eden Almanca öğretmeni Serdar TUNÇ ise, bu başarının bireysel bir sonuçtan ziyade, öğrencilerle birlikte yürüttükleri disiplinli ve sürdürülebilir eğitim sürecinin bir yansıması olduğunu, Almancayı yaşayan bir dil olarak ele aldıklarında başarının kendiliğinden geldiğini vurguladı.

Isparta Doğa Koleji, Mint-O-Lympics’te öğrenci ve öğretmen düzeyinde gösterdiği bu olağanüstü performansla, yabancı dil eğitiminde kentteki eğitim kurumları arasında öncü bir konuma yükseldi. Bu başarılar, okulun sadece akademik bilgi aktarımında değil, aynı zamanda öğrencilerin küresel yetkinliklerini geliştirmede de ne kadar iddialı olduğunu gözler önüne serdi. Okul yönetimi ve eğitim kadrosu, elde edilen bu sonuçlarla birlikte, yabancı dil eğitiminde çıtayı daha da yükseltme hedefini sürdüreceklerini belirtti.

Isparta’da zihinsel sporların prestijli arenası olan Okul Sporları Küçükler Satranç Genel Kategorisi İl Birinciliği Turnuvası, 5-6 Şubat tarihlerinde heyecan dolu anlara sahne oldu. Bu önemli mücadelede, Isparta Doğa Koleji’nin genç satranç dehaları, sergiledikleri üstün strateji ve takım ruhuyla tüm rakiplerini geride bırakarak il şampiyonu unvanını kazandı. Elde edilen bu zafer, öğrencilerin sadece sportif alandaki yeteneklerini değil, aynı zamanda analitik düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişimini de gözler önüne serdi.

Turnuva boyunca her hamlede dikkat ve özenle hareket eden Isparta Doğa Koleji takımı, stratejik derinliği ve takım içi uyumuyla rakiplerine adeta ders verdi. Şampiyonluk kupasını okullarına gururla taşıyan Beray Gece Erişkin, Mirza Zeki Göksoy, Mehmet Erdem Gürsoy ve Batuğ Gümüşsuyu’ndan oluşan genç sporcular, madalyalarını düzenlenen törenle Murat Çağrı Kaya’nın elinden aldı. Kaya, törende yaptığı konuşmada, öğrencileri ve onların bu başarısında emeği geçen herkesi yürekten tebrik ederek, genç yeteneklere grup müsabakalarında da başarılar diledi.

Okul yöneticileri de bu anlamlı başarıyı değerlendirerek önemli açıklamalarda bulundu. Isparta Doğa Koleji Kurucu Temsilcisi Kamil Tamtürk, satrançta kazanılan il birinciliğinin, uzun soluklu ve planlı bir eğitimin doğal bir sonucu olduğunu vurguladı. Tamtürk, “Akademik başarının yanı sıra öğrencilerimizin zihinsel ve stratejik gelişimini destekleyen her alanda var olmaya devam ediyoruz. Bu gurur hepimizin ortak başarısıdır,” ifadelerini kullanarak eğitimin çok yönlülüğüne dikkat çekti.

Genel Müdür Durali Sancar ise bu şampiyonluğun sıkı bir ekip çalışmasının ürünü olduğunu belirtti. Sancar, “Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve teknik ekibimiz bu süreci büyük bir özveriyle yürüttü. Doğa Koleji olarak sporu ve düşünsel gelişimi bir bütün olarak ele alıyoruz,” diyerek okulun eğitim felsefesini özetledi. Ortaokul Müdürü Özlem Gökçebay da öğrencilerin sergilediği performansın disiplinli çalışmanın somut bir çıktısı olduğunu ifade etti. Gökçebay, “Satranç, öğrencilerimizin sabır, odaklanma ve karar verme becerilerini güçlendiren çok kıymetli bir alan. Bu başarı, doğru yönlendirmenin ne denli önemli olduğunu bir kez daha kanıtladı,” şeklinde konuştu.

Küçük yaş gruplarında elde edilen bu tür zaferlerin, öğrencilerin hem akademik kariyerlerine hem de kişisel gelişimlerine uzun vadeli ve pozitif katkılar sağladığı biliniyor. Isparta Doğa Koleji, bu şampiyonlukla öğrencilerinin sadece sportif değil; aynı zamanda analitik düşünme, problem çözme ve disiplinli çalışma gibi kritik becerilerde de önemli bir seviyeye ulaştığını bir kez daha kanıtlamış oldu. Okul, öğrencilerinin farklı alanlardaki gelişimlerini desteklemeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğinin mesajını verdi. Bu başarı, Isparta Doğa Koleji’nin eğitim kalitesinin ve öğrencilerine sunduğu kapsamlı gelişim fırsatlarının parlak bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.

Isparta’da eğitim camiasının önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Türk Eğitim-Sen, İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak’a gerçekleştirdiği ziyaretle, eğitim çalışanlarının karşılaştığı güncel problemleri ve çözüm bekleyen konuları kapsamlı bir şekilde gündeme taşıdı. Görüşmede, sendikanın saha çalışmaları sonucunda tespit ettiği aksaklıklar ve kamuoyunu meşgul eden, eğitim-öğretim süreçlerini ile tüm paydaşları doğrudan etkileyen hususlar samimi bir diyalog ortamında ele alındı.

Türk Eğitim-Sen Isparta Şube Başkanı Yahya Hakan Çelik, sendikanın temel duruşunu net ifadelerle ortaya koydu. Çelik, adaletin, liyakatin ve mevzuata bağlılığın esas alındığı her türlü uygulamanın sonuna kadar destekleneceğini vurgularken, eğitim çalışanlarının hak ve menfaatlerini önceleyen her adımın kararlılıkla yanında duracaklarını belirtti. Ancak, eğitim süreçlerine zarar veren, huzursuzluk yaratan, mağduriyete yol açan her türlü uygulama, baskı, haksızlık ve zulme karşı asla taviz verilmeyeceğinin altını çizerek, sendikanın bu konudaki tavizsiz tutumunu bir kez daha dile getirdi.

Ziyaretin devamında, eğitimin niteliğinin yükseltilmesi, eğitim çalışanlarının huzur ve motivasyon içinde görev yapabilmesi, öğrencilerin daha güçlü bir geleceğe hazırlanması ve Isparta’nın hak ettiği eğitim seviyesine ulaşması için gösterilen emek ve gayretler için İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak ile il ve ilçelerde görev yapan tüm yönetici ve eğitim çalışanlarına teşekkür edildi. Türk Eğitim-Sen heyeti, İl Milli Eğitim Müdürü ve tüm personele gösterdikleri ilgi, misafirperverlik ve yapıcı yaklaşımları dolayısıyla şükranlarını sundu.

Başkan Yahya Hakan Çelik, “Eğitim ve eğitimcinin yanındayım” iddiasında bulunan herkese önemli bir çağrıda bulunarak, Isparta’nın sadece olumsuz gündemlerle değil, bilimsel ve akademik çalışmalar, güçlü bilimsel projeler, eğitimde nitelikli atılımlar, sanatsal ve sportif başarılar ile örnek sosyal sorumluluk projeleriyle anılması gerektiğini ifade etti. Çelik, gündemi meşgul eden olumsuzluklar yerine, ilin eğitim alanındaki umut veren, gurur duyulan ve örnek gösterilen başarılarının konuşulması gerektiğine dikkat çekti. Eğitim süreçleri ve paydaşları ile ilgili konularda hata yapan veya suç işleyenlerin adli ve idari yargı önünde hesap vermesi gerektiğini hatırlatan Çelik, adaletin doğru tecellisi için ilgili mercilere büyük görevler düştüğünü de sözlerine ekledi.

Isparta’da eğitim söz konusu olduğunda; bilim insanından bürokrata, yöneticiden siyasetçiye, kanaat önderinden entelektüele, sivil toplum kuruluşlarından basın emekçisine kadar her kesimin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, “Bu Isparta hepimizindir. Çocuklarımızın geleceği, günlük tartışmalara, suni gündemlere ve ucuz hesaplara kurban edilemeyecek kadar kıymetlidir” diyerek ortak akıl ve iş birliğinin önemine işaret etti. Çelik, enerjinin artık polemik ve manipülasyonlara değil başarıya, ayrışmaya değil ortak akla, günü kurtarmaya değil geleceği inşa etmeye ayrılması gerektiğini kararlılıkla ifade etti.

Yapıcı bir diyalog ortamında geçen ziyaret, Isparta’da eğitim kalitesinin artırılması ve eğitim çalışanlarının refahının sağlanması konusunda ortak bir irade beyanı niteliğindeydi. Türk Eğitim-Sen, ikinci dönemin tüm eğitim çalışanları, öğrenciler ve Isparta halkı için verimli, huzurlu ve başarılı geçmesi temennisiyle görüşmeyi tamamladı. Bu ziyaret, Isparta eğitiminin geleceğine yönelik umutları yeşerten ve ortak çaba gerekliliğini bir kez daha ortaya koyan önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Isparta, 6 Şubat depremlerinin derin izlerini taşıyan anıları ve toplumsal dayanışmanın gücünü gözler önüne seren özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) tarafından hazırlanan ve “Yaralarımızı Birlikte Sardık: 6 Şubat” başlığını taşıyan fotoğraf sergisi, IYAŞ Park AVM’de ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Sergi, ülkeyi sarsan büyük felaketin ardından yaşananları, üniversitenin insani yardım çabaları üzerinden aktarıyor.

Sergi, Türkiye’yi derinden etkileyen deprem felaketinin hemen ardından afet bölgesine hızla intikal eden Süleyman Demirel Üniversitesi ekiplerinin özverili çalışmalarını fotoğraf kareleriyle ölümsüzleştiriyor. Ziyaretçiler, arama-kurtarma ekiplerinin enkaz altından umut arayışından, sağlık personelinin şifa dağıtan ellerine, sosyal destek faaliyetlerinden koordinasyon merkezlerindeki stratejik çabalara kadar geniş bir yelpazede çekilen bu çarpıcı fotoğraflarla karşılaşıyor. Her bir kare, üniversitenin felaket anındaki sorumluluk bilincini ve toplumsal görevini yerine getirme azmini gözler önüne seriyor. Sergilenen eserler, sadece bir üniversitenin değil, tüm bir toplumun acıya nasıl göğüs gerdiğinin ve yaralarını birlikte sarmaya çalıştığının görsel bir kanıtı niteliğinde. Bu fotoğraflar, yaşanan trajedinin büyüklüğünü hatırlatırken, aynı zamanda zor zamanlarda kenetlenmenin ve birlikte mücadelenin ne denli hayati olduğunu vurguluyor.

Süleyman Demirel Üniversitesi’nin bu anlamlı girişimi, 6 Şubat depremlerinin neden olduğu yıkımın ve insanüstü çabaların unutulmamasını sağlamayı amaçlıyor. Sergi, hem gelecek nesillere bir ders niteliği taşıyor hem de hafızaları tazeleyerek böylesi felaketlere karşı hazırlıklı olmanın ve dayanışma ruhunu canlı tutmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Isparta halkı, bu etkileyici sergiyi ziyaret ederek hem üniversitenin çalışmalarına yakından tanıklık edebilir hem de yaşanan büyük felaketin anısını yaşatma ve toplumsal dayanışma mesajına ortak olabilir.

SDÜ'nün 6 Şubat Depremleri Anma Sergisi Isparta'da Açıldı: Dayanışmanın ve Direnişin Kareleri