
Mimarlar Odası Başkanı Caner Ataseven, tescilli kültürel varlıkların korunması konusunda ciddi bir uyarıda bulunarak, birçok tarihi yapının göz göre göre yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve kent belleğinin geri dönülmez biçimde zarar gördüğünü dile getirdi. Ataseven, sosyal medya hesabından yaptığı çarpıcı paylaşımda, sözde koruma altında bulunan bazı tescilli yapıların kaderine terk edildiğini gözler önüne serdi.
Ataseven, sözde koruma altında bulunan tescilli kültürel varlıkların yanmayı veya yakılmayı beklediğini ifade ederek, bir yapının fotoğrafını çekme nedenini belki de o yapının son fotoğrafı olabileceği endişesiyle açıkladı. Bu tür yapıların yıkılması durumunda yerine birebir aynısının yapılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Ataseven, çekilen bu fotoğrafların ileride önemli bir delil ve kaynak teşkil edeceğini vurguladı. Bu durumun, yasalara rağmen tarihi dokunun nasıl yok edildiğine dair bir kanıt niteliği taşıyacağı düşüncesiyle hareket ettiğini belirtti.
Tescilli yapıların yıkılması halinde rekonstrüksiyon sürecinin, yani yerine aynısının yapılmasının maalesef işletilmediğini öne süren Ataseven, bu parsellerin çoğu zaman otopark olarak kullanıldığını kaydetti. Mahalle aralarında görülen, “Bu kıymetli arsaya neden bina inşa etmiyorlar?” diye merak edilen boş arsaların aslında birer “mezar” olduğunu dile getiren Ataseven, o parsellerde zamanında birer tarihi kültür mirasının bulunduğunu ve kentte bu “mezar otoparkların” sayısının gün geçtikçe arttığını belirtti. Bu durumun, kentin tarihi ve kültürel kimliğinin adım adım yok oluşuna işaret ettiğini ifade etti.
Mimarlar Odası Başkanı Ataseven, tescilli kültürel mirasın acilen korunması, gerekli restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının titizlikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Kentlerin hafızasını ve kimliğini oluşturan bu değerli yapıların gelecek nesillere aktarılmasının hayati önem taşıdığını belirterek, yetkilileri bu konuda daha duyarlı ve aktif olmaya çağırdı.










