Isparta’nın doğal güzellikleriyle ünlü ilçesi Eğirdir, yamaç paraşütü sporunda iddialı bir atılımla adını duyurmaya hazırlanıyor. Bölgenin eşsiz manzaralarını gökyüzüyle buluşturmayı hedefleyen bu vizyoner hamle, Eğirdir’i sadece karada değil, havada da önemli bir marka haline getirmeyi amaçlıyor. Yapılan açıklamalar, ilçenin Fethiye gibi yamaç paraşütü denildiğinde akla gelen ilk yerlerden biri olma potansiyelini gözler önüne seriyor ve spor turizmi açısından yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Eğirdir’in bu iddialı projesinin temelinde, hava sporlarına olan güçlü inanç ve kararlı bir belediyecilik anlayışı yatıyor. Kulüp yetkilisi Abdullah Başyiğit, 2. Kademe Yamaç Paraşütü Antrenörü ve T2 Tandem pilotu Gökhan Bitiktaş’ın bilgi birikimi ve özverili çalışmaları sayesinde yamaç paraşütü branşının kulüplerine kazandırıldığını ifade etti. Başyiğit, bu adımın sadece yeni bir spor dalının açılması olmadığını, aynı zamanda gençlere yeni ufuklar açan ve ilçeyi hava sporlarında söz sahibi yapacak vizyoner bir hamle olduğunu vurguladı. Bu girişimin, Eğirdir’in turizm potansiyelini çeşitlendirme ve spor turizmini canlandırma hedefinin önemli bir parçası olduğu belirtiliyor. Doğal güzellikleri sporla buluşturmanın gururunu yaşadıklarını dile getiren Başyiğit, ilçenin gelecekteki kimliğinde yamaç paraşütünün merkezi bir rol oynayacağını kaydetti.

Projenin en stratejik ayağını ise Karatepe bölgesi oluşturuyor. Belediye Başkanı Mustafa Özer’in öncülüğünde yürütülen çalışmalar sonucunda, dünyanın en güzel manzaralı atlayış pistlerinden biri olarak kabul edilen Karatepe, Eğirdir’e kazandırıldı. İlgili bakanlıklardan gerekli tüm izinlerin alınması ve altyapı sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, Eğirdir’de yamaç paraşütü resmen başlamış oldu. Başyiğit, bu güçlü altyapının, ilçenin hava sporları alanındaki geleceği için sağlam bir zemin oluşturduğuna dikkat çekti. Hedeflerinin büyük olduğunu belirten Başyiğit, “Bugün Fethiye nasıl yamaç paraşütüyle anılıyorsa, yarın Eğirdir de aynı şekilde anılacaktır,” diyerek ilçenin gelecekteki konumuna dair iddialı bir öngörüde bulundu. Bu vizyonun, spor turizmini canlandırmanın yanı sıra gençleri hava sporlarıyla buluşturarak onlara yeni ilgi alanları sunmayı ve aynı zamanda ilçeye önemli bir ekonomik katkı sağlamayı amaçladığı kaydedildi. Eğirdir’i sadece yerde değil, gökyüzünde de marka yapma hedefi, bölgenin turizm stratejisinin merkezine yerleşmiş durumda.

Eğirdir’in gökyüzündeki bu yeni macerası, tüm vatandaşları ve yamaç paraşütü tutkunlarını ilçeye davet ediyor. Abdullah Başyiğit, açıklamasının sonunda, bu önemli sürecin hayata geçmesinde emeği geçen başta Belediye Başkanı Mustafa Özer olmak üzere herkese şükranlarını sundu. Eğirdir, doğal güzelliklerini gökyüzüyle birleştirerek hem yerel halka hem de ziyaretçilere unutulmaz deneyimler sunmayı ve hava sporları haritasında kendine sağlam bir yer edinmeyi hedefliyor. Bu atılım, Eğirdir’in turizm kimliğine yeni ve heyecan verici bir boyut katarken, bölgenin marka değerini de yükseltecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı çarpıcı konuşmada, 2025 yılının Türk çiftçisi için ağır kayıplarla dolu geçtiğini vurgulayarak iktidarın mevcut tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Halıcı, tarım sektörünün içinde bulunduğu derin krizin, ülkenin gıda güvenliğini ve kırsal geleceğini tehdit eder boyuta ulaştığına dikkat çekti.

Milletvekili Halıcı, konuşmasında üreticilerin karşılaştığı zorlukları detaylandırarak, zirai don olayları, uzun süreli kuraklık, yetersiz kalan sulama altyapısı gibi doğal ve yapısal sorunların yanı sıra, mazot, gübre ve elektrik gibi temel girdi maliyetlerindeki fahiş zamların çiftçiyi adeta nefessiz bıraktığını belirtti. Özellikle Isparta özelinde, bölgenin önemli geçim kaynakları olan gül, elma, kayısı ve kiraz üreticilerinin bu olumsuz koşullardan büyük ölçüde etkilendiğini ifade etti. Halıcı, bu faktörlerin birleşimiyle çiftçinin üretimden çekilme noktasına geldiğini vurguladı.

Halıcı, iktidarın tarım politikalarındaki yanlış adımlara da değinerek, 1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borcu bulunan çiftçilere Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla sağlanan sübvansiyonlu kredilerin durdurulması kararını sert bir dille eleştirdi. Bu kararın, zaten zor durumda olan üreticiyi tamamen bir çıkmaza sürüklediğini ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehlikeye attığını dile getirdi. Çiftçinin mevcut borçlarını çevirmekte dahi zorlandığı bir dönemde, bu tür bir adımın sektöre vurulan ağır bir darbe olduğunu savundu.

Çiftçinin omuzlarındaki borç yükünün boyutlarına ilişkin ürkütücü rakamlar paylaşan Halıcı, toplam çiftçi borçlarının 1 trilyon 200 milyar lirayı aştığını, takibe düşen borç miktarının ise sadece bir yıl içerisinde tam dört kat arttığını açıkladı. Bu tablonun, tarım sektörünün nasıl göz göre göre çökertildiğinin en açık göstergesi olduğunu kaydeden Halıcı, mevcut politikaların kırsal ekonomiyi felç ettiğini ve yüz binlerce ailenin geçim kaynaklarını tehdit ettiğini savundu.

Konuşmasında 2026 yılı bütçesinde çiftçiye ayrılan desteğin yetersizliğine de değinen CHP Milletvekili, 168 milyar lira olarak belirlenen bu miktarın Tarım Kanunu’na açıkça aykırı olduğunu vurguladı. Kanuna göre çiftçilere sağlanması gereken destek miktarının en az 772 milyar lira olması gerektiğini belirten Halıcı, aradaki büyük farkın, çiftçiye verilen değerin ve tarıma ayrılan önemin düşüklüğünü gözler önüne serdiğini ifade etti. Bu durumun, yasal sorumlulukların dahi yerine getirilmediğinin kanıtı olduğunu söyledi.

Hikmet Yalım Halıcı, konuşmasını güçlü bir çağrıyla sonlandırdı: “Çiftçi kaderine terk edilemez.” Üreticilere yönelik acil kredi, destek ve sosyal güvence mekanizmalarının derhal hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Halıcı, aksi takdirde Türkiye’nin gıda güvenliğinin yanı sıra, kırsal bölgelerin geleceğinin de ciddi risk altında kalacağı uyarısında bulundu. Bu çağrı, tarım sektöründeki kritik durumu ve acil çözüm beklentisini bir kez daha Meclis kürsüsünden duyurarak kamuoyunun dikkatine sundu.

Isparta Belediyesi, şehirdeki eğitim kurumlarına yönelik altyapı yatırımlarına ara vermeden devam ediyor. Bu kapsamda, İTO Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu’nun bahçesine inşa edilecek olan modern kapalı spor salonu projesi, okul camiası ve mahalle sakinleri arasında büyük bir sevinçle karşılandı. Projenin detaylarını öğrenen ve gösterilen destekten ötürü büyük bir memnuniyet duyan okul temsilcileri, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e makamında bir teşekkür ziyareti gerçekleştirdi.

Yapımına başlanacak olan kapalı spor salonu, 898,5 metrekarelik geniş bir inşaat alanına sahip olacak. Tesis içerisinde öğrencilerin ve mahalle halkının kullanımına sunulacak basketbol ve voleybol sahalarının yanı sıra, iki adet giyinme odası ve bir yönetici odası da bulunacak. Bu önemli yatırımın müjdesiyle birlikte Davraz Mahallesi Muhtarı Hasan Aydemir, İTO Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu Müdürü Adnan Yalçın, Okul Aile Birliği Başkanı Nezihe Tüfekçi, öğretmenler, veliler ve öğrenciler, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i ziyaret ederek şükranlarını ilettiler.

Ziyarette konuşan Okul Müdürü Adnan Yalçın, uzun süredir okullarının en büyük eksiklerinden birinin kapalı spor salonu olduğunu belirterek, “Bu salon bize adeta ilaç gibi geldi. Yapılacak bu tesis sayesinde Isparta’nın akademik başarılarının yanı sıra spor alanında da çok daha ileri gideceğine inanıyorum. Okulumuz, mahallemiz, öğrencilerim ve şahsım adına Belediye Başkanımıza sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Belediyemizin sadece bu projede değil, çatı oluğundan çevre temizliğine kadar her daim yanımızda olduğunu, bir eğitim dostu olarak imdadımıza yetiştiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Davraz Mahalle Muhtarı Hasan Aydemir de Başkan Başdeğirmen’in taleplerine gösterdiği hassasiyet ve hızlı çözümlerden övgüyle bahsetti. Aydemir, “Başkanımız spor salonu talebimize ‘Biz bunu yaparız muhtarım’ diyerek büyük bir özveriyle yaklaştı ve bir yıl gibi kısa bir süre içerisinde temel atma aşamasına geldik. Öğrencilerimiz ve geleceğimiz olan gençlerimiz için bu gerçekten çok büyük bir kazanç. Ayrıca mahallemizde tamamlanan 23 kapalı durak ve Masal Park’ın tenis kortu, basketbol ve semt sahası gibi yeni spor alanlarıyla güzelleştirilmesi de başkanımızın gayretleri sayesinde oldu. Gençlerimizin spor açığını gidermek adına yapılan bu çalışmalar için şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Okul Aile Birliği Başkanı ve Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nezihe Tüfekçi, Isparta’nın sosyal tesislerle donatılarak şehir dışından gelen misafirlerin bile keyifle vakit geçirebileceği, cazip bir şehir haline geldiğini vurguladı. Tüfekçi, “Öğrencilerimiz önceki yıllarda bazı konularda problemler yaşarken, şimdi Isparta’da öğrenci olmaktan çok memnunlar. Karşılaştıkları ufak tefek sorunların bile başkanımıza iletildiğinde fazlasıyla çözüme kavuşturulması bizleri çok sevindiriyor. Tüm destekleriniz için ayrıca teşekkür ederim” şeklinde konuştu. Beden Eğitimi Öğretmeni Murat Karayel ise yeni spor salonunun öğrencilere ve mahalle halkına büyük kazanç sağlayacağını, altyapıdan yetenekli sporcular yetiştirme hedeflerini güçlendireceğini dile getirdi. Ziyarette bulunan öğrenciler Gökçe Berra Tüfekçi ve Zeynep Doğanay da okullarına yapılacak salonun kendileri için çok iyi olacağını belirterek Başkan Başdeğirmen’e teşekkürlerini ilettiler.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile get

Isparta'da Eğitime Tam Destek: Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu'na Modern Spor Kompleksi Müjdesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen önemli bir ziyaret sırasında, Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, ülkenin “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşma yolunda atılan adımları ve bu sürecin hem ulusal hem de bölgesel ölçekteki yansımalarını değerlendiren çarpıcı açıklamalarda bulundu. TİNGADER Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik ve Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Aktürk’ün meclis ziyaretleri esnasında konuşan Yüksel, yaşam hakkının terörle değil, kardeşlik ruhuyla korunabileceğini vurgulayarak, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporun son aşamaya geldiğini ve yakın zamanda oylanacağını bildirdi. Bu sürecin toplumsal uzlaşıya dayandığını ve herhangi bir endişe taşımadıklarını belirten Yüksel, Türkiye’nin sadece kendi sınırları içinde değil, bölgesel ölçekte de terörden arındırılmış bir istikrar kuşağı oluşturmayı hedeflediğini dile getirdi.

Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, terörün sadece insan canına kastetmekle kalmadığını, aynı zamanda devletin enerjisini, ekonomik kaynaklarını ve toplumsal potansiyelini tüketen yıkıcı bir güç olduğunu hatırlattı. Terörle mücadeleye ayrılan devasa kaynakların, terörün sona ermesiyle birlikte doğrudan eğitim, sağlık, üretim ve sosyal refah alanlarına yönlendirileceğini ifade eden Yüksel, bu dönüşümün Türkiye’nin kalkınma sürecini eşi benzeri görülmemiş bir hızla ivmelendireceğini kaydetti. “Bugüne kadar çok canlar yitirdik. Teröre nice evlatlarımızı kurban verdik. Terör, sadece güvenlik sorunu değil; aynı zamanda kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biridir” sözleriyle durumu özetleyen Yüksel, silahların susmasıyla birlikte hem ekonomik hem de toplumsal iyileşmenin hız kazanacağının altını çizdi.

Türkiye’nin hedeflerinin yalnızca ülke sınırlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Yüksel, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla ortak bir kaderi paylaşan bu coğrafyada kardeşliğin yeniden güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bölgede Suriye, Irak ve Gazze başta olmak üzere derin insani krizlerin yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Yüksel, iç cephenin güçlendirilmesi ve milletin birlik beraberlik ruhunun pekiştirilmesiyle birlikte terörsüz bir bölgenin oluşmasının mümkün olacağını ifade etti. Bu vizyonun sadece Türkiye’nin değil, tüm bölgenin topyekûn huzur ve kalkınmasına kapı aralayacağını sözlerine ekledi. Yaşam hakkının, insan onurunun ve toplumsal barışın teminatı olan “Terörsüz Türkiye” idealinin hiçbir gizli ajanda ya da taviz içermediğini, sürecin milletin gözü önünde, şeffaf bir anlayışla yürütüldüğünü kaydeden Yüksel, devletin hedefinin sadece silahların susması olmadığını, aynı zamanda kalplerin de barıştığı bir Türkiye olduğunu belirtti. “Anaların ağlamadığı, çocukların yetim ve öksüz kalmadığı, eşlerin dul bırakılmadığı bir gelecek için çalışıyoruz” sözleriyle geleceğe dair umutları pekiştirdi.

Açıklamasında uluslararası hukuka da değinen Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarının hem vicdanlarda hem de hukuk önünde mahkûm edilmesi için mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti. Bu coğrafyada artık terörün değil, barış ve kardeşliğin egemen olacağına inancını dile getiren Yüksel, devletin birlik ve beraberliği hedef alan nifak girişimlerine bugüne kadar izin vermediğini, bundan sonra da vermeyeceğini vurguladı. Konuşmasını, “Rabbim milletimizin birliğini ve beraberliğini daim eylesin” temennisiyle sonlandıran Prof. Dr. Yüksel, Türkiye’nin teröre karşı kararlı duruşunu ve barışa olan inancını bir kez daha ortaya koydu.

Muhabir: Haber Merkezi

Prof. Dr. Yüksel'den 'Terörsüz Türkiye' Vurgusu: Yaşam Hakkı Kardeşlikle Teminat Altında, Kalkınma Hız Kazanacak

Isparta-Eğirdir karayolunda bugün öğle saatlerinde meydana gelen trafik kazasında, seyir halindeki bir otomobil ile bir tır çarpıştı. Eğirdir istikametinde ilerleyen otomobilin, bir kavşakta tırın altına girmesi sonucu büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, otomobil sürücüsü yaralandı.

Kaza sonrası çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede kaza mahalline ulaşan sağlık görevlileri, hurdaya dönen otomobilden çıkarılan yaralı sürücüye ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Yaralının sağlık durumunun stabil olduğu ve detaylı tetkikler için hastaneye sevk edileceği öğrenildi. Polis ekipleri, kaza yerinde geniş güvenlik önlemleri alarak karayolundaki trafik akışını kontrollü bir şekilde sağladı. Kaza nedeniyle karayolunun bir şeridi kısa süreliğine ulaşıma kapatılırken, ekiplerin enkaz kaldırma ve yol temizleme çalışmaları titizlikle yürütüldü.

Polis, kazanın kesin nedenini belirlemek amacıyla olay yerinde detaylı incelemeler başlattı. Görgü tanıklarının ifadelerine başvurulurken, tır şoförünün de ifadesi alındı. Kazayla ilgili başlatılan soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği ve tüm delillerin titizlikle toplandığı bildirildi. Kamuoyu, yaralı sürücünün sağlık durumu ve soruşturmanın seyrine ilişkin gelişmeleri takip ediyor.

Eğirdir-Gelendost kara yolunda dün gece meydana gelen trafik kazasında, bir otomobilin şarampole yuvarlanması sonucu aynı aileden üç kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Olay yerine hızla sevk edilen sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi yaparak hastaneye kaldırdı.

Kaza, dün gece saat 22.30 sularında, Eğirdir-Gelendost kara yolunun Mahmatlar köyü mevkiinde yaşandı. Edinilen ilk bilgilere göre, seyir halindeki otomobilin sürücüsü, henüz belirlenemeyen bir sebeple direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç, yolun dışına savrularak derin bir şarampole düştü. Kazanın etkisiyle otomobilde bulunan N.Ç. (42), İ.Ç. (22) ve S.Ç. (22) isimli aynı aileden üç fert yaralandı. Çevredeki vatandaşların durumu fark etmesi ve acil servisleri araması üzerine olay yerine kısa sürede sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri, yaralılara kaza yerinde ilk müdahaleyi gerçekleştirdikten sonra, ambulanslarla Eğirdir Devlet Hastanesi’ne nakletti. Yaralıların hastanedeki tedavilerinin devam ettiği ve sağlık durumlarının stabil olduğu öğrenildi.

Jandarma ekipleri, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere detaylı bir inceleme başlattı. Görgü tanıklarının ifadelerine başvurulurken, araçta ve olay yerinde de delil toplama çalışmaları sürdürülüyor. Yetkililer, sürücülerin özellikle gece saatlerinde ve kırsal kesimlerde daha dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulunurken, kazayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.

Eğirdir Yolu Mahmatlar Mevkiinde Korkutan Kaza: Aynı Aileden Üç Kişi Yaralandı

Isparta, il genelinde yoğun katılımla gerçekleştirilen ve genç yeteneklerin manevi sanatlar alanındaki becerilerini sergilediği coşkulu bir dizi yarışmaya ev sahipliği yaptı. Hutbe okumadan Kur’an-ı Kerim’i güzel okumaya, ezan okumadan hafızlığa kadar çeşitli kategorilerde düzenlenen bu yarışmalar, öğrencilerin kendilerini doğru ve etkili ifade etme, sahnede temsil yetkinliği kazanma ve özgüven geliştirme fırsatı sunarak büyük beğeni topladı. Yarışmalar sonucunda il birincisi olan öğrenciler, Isparta’yı bölge finallerinde temsil etme hakkını kazandı.

Genç Hatipler Hutbe Okuma Yarışması’nda Isparta Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Salih Derdiyok, etkileyici sunumuyla erkekler kategorisinde birincilik kürsüsüne çıktı. Kız öğrenciler arasında düzenlenen Genç Nida Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda, Şehit Tevhit Akkan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Asya Öner Anadolu İmam Hatip Lisesi (AİHL) seviyesinde, aynı okuldan Betül Sonkur ise İmam Hatip Ortaokulu (İHO) seviyesinde zirveye yerleşti. Hafızlık kategorisinde de Şehit Tevhit Akkan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Emine Sağlam (AİHL) ve Gürkan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Eflal Uçman (İHO) başarılarıyla dikkat çekti.

Erkek öğrencilerde Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yetenekleri Genç Sadâ yarışmalarında sergilendi. Yalvaç Mustafa Büyükkutlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Mehmet Vefa Sücüllülü (AİHL) ve Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Ramazan Bedir Çetin (İHO) bu alanda birinciliği elde etti. Genç Bilaller Ezan Okuma Yarışması’nda ise Hacı Ahmet Ersöz Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Salih Bayık (AİHL) ve Şehit Ramazan Yiğit İmam Hatip Ortaokulu’ndan Yusuf Yıldız (İHO) sesleriyle dinleyicileri büyüledi. Hafızlık becerileriyle öne çıkan Genç Sadâ Hafızlık Yarışması’nda Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Muhammed Macit Gülören (AİHL) ve Ahmet Talha Evcim (İHO) birinciliğe layık görüldü.

Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, yarışmaların düzenlenmesinde emeği geçen tüm idareci ve öğretmenleri tebrik etti. Bölge finallerinde Isparta’yı başarıyla temsil edecek öğrencilere ise iyi dileklerini ileten yetkililer, bu tür etkinliklerin gençlerin hem akademik hem de manevi gelişimlerine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Isparta’nın manevi sanatlar alanındaki bu genç temsilcileri, bölge finallerinde ilin adını duyurmak için büyük bir heyecanla hazırlanıyor.

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, titiz bir değerlendirme sürecinin ardından akreditasyon belgesini alarak eğitim kalitesini ulusal ve uluslararası düzeyde tescilledi. Bu önemli başarı, bölümün eğitimde mükemmeliyet ve sürekli iyileştirme hedeflerine ulaşmasında kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Fakülte Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Taşçı Duran, elde edilen akreditasyonun sadece bir belge olmanın çok ötesinde anlamlar taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Taşçı Duran, “Zorlu ancak bir o kadar da öğretici bir sürecin sonunda kazandığımız bu başarı, bölümümüzün eğitim kalitesinin evrensel hemşirelik ilkeleri ve çağdaş eğitim standartlarıyla uyumlu olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur,” ifadelerini kullandı. Bölüm Başkanı, sınıf içi teorik derslerden laboratuvar uygulamalarına, klinik deneyimlerden toplum temelli saha çalışmalarına kadar tüm eğitim süreçlerinin bu yüksek standartlara göre yürütüldüğünü belirtti.

Akreditasyon sürecinin temel hedefinin, güvenli bakım sunabilen, kanıta dayalı kararlar alabilen, ekip çalışmasına yatkın, insan onurunu ve mahremiyetini daima ön planda tutan nitelikli hemşireler yetiştirmek olduğu açıklandı. Prof. Dr. Taşçı Duran, bu belgenin en büyük kazanımının öğrenciler açısından olduğunu dile getirerek, “Mezunlarımız için istihdam olanakları, uzmanlaşma süreçleri ve uluslararası alanda hareketlilik açısından önemli avantajlar sağlayacak olan bu akreditasyon, aynı zamanda klinik paydaşlarımızın da sahaya daha donanımlı ve güvenli bakım kültürünü benimsemiş hemşireler kazanması anlamına geliyor,” dedi. Toplum nezdinde ise hemşirelik biliminin ve sanatının, yaşamın en hassas anlarında umut ve iyileşme sunma gücünün pekiştiğini sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Emel Taşçı Duran, bu önemli başarının bir ekip çalışmasının, titizliğin ve kararlılığın bir ürünü olduğunu belirterek, akreditasyon sürecinde emeği geçen tüm akademik ve idari personele içten teşekkürlerini iletti. SDÜ Hemşirelik Bölümü, bu akreditasyonla birlikte geleceğin sağlık profesyonellerini yetiştirmede üstlendiği rolü daha da güçlendirmiş oldu.

Süleyman Demirel Üniversitesi Hemşirelik Eğitimi Uluslararası Standartlarda Tescillendi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından yerel basının güçlendirilmesi ve sorunlarına çözüm bulunması amacıyla başlatılan “Yerel Medya Buluşmaları” serisinin üçüncü durağı Antalya oldu. Batı Akdeniz Yerel Medya Buluşması adı altında düzenlenen etkinlik, bölgedeki yerel basın temsilcileri ile ulusal medyanın önemli isimlerini bir araya getirerek, sektörün mevcut durumunu ve geleceğini masaya yatırdı. CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’un öncülüğünde gerçekleştirilen toplantı, yerel gazeteciliğin karşı karşıya olduğu zorluklara ışık tutmayı hedefledi.

Antalya Crowne Plaza Otel’de düzenlenen buluşmaya, Antalya, Burdur ve Isparta’dan çok sayıda yerel basın mensubunun yanı sıra, CHP’nin önemli isimleri de katılım gösterdi. Etkinlikte, CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Milletvekilleri, Isparta Milletvekili Yalım Halıcı, Isparta İl Başkanı Hasan Karaca ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir gibi siyasi figürler, yerel medyanın önemine vurgu yaptı. Toplantının ilk bölümünde, moderatörlüğünü CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın üstlendiği bir panel gerçekleştirildi. Özkan, açılış konuşmasında bu tür buluşmaların yerel medyanın sorunlarını ve çözüm önerilerini somut bir şekilde saptamak için kritik önem taşıdığını belirtti. Panelde, Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı İdris Taş, Çağdaş Gazeteciler Derneği Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ve Isparta’dan Parantez TV Genel Yayın Yönetmeni Bora Tüfekli konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar, yerel basının ekonomik zorluklardan dijital dönüşüme, içerik üretiminden okuyucuya ulaşma stratejilerine kadar geniş bir yelpazede karşılaştığı sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Yerel medyanın sürdürülebilirliği, bağımsız habercilik yapma imkanları ve kamuoyu üzerindeki etkisi gibi konular, katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle takip edildi.

Etkinliğin ikinci bölümünde ise, bu kez moderatörlük koltuğuna CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut oturdu. Bu bölümde, deneyimli gazeteciler Hilal Köylü ve Deniz Zeyrek, görsel, dijital ve yazılı basında gazetecilik mesleğinin güncel durumunu ve geleceğini tartıştı. Özellikle dijitalleşmenin getirdiği yeni dinamikler, sosyal medyanın habercilik üzerindeki etkisi, teyitli bilgiye ulaşmanın önemi ve gazetecilik etiği gibi konular, derinlemesine incelendi. Köylü ve Zeyrek, değişen medya tüketim alışkanlıkları karşısında gazetecilerin kendilerini nasıl konumlandırmaları gerektiğine dair çarpıcı analizler sundu.

Batı Akdeniz Yerel Medya Buluşması, yerel basının mevcut sorunlarına dikkat çekmekle kalmayıp, aynı zamanda geleceğe yönelik çözüm yollarını ve işbirliği imkanlarını da gündeme getirdi. CHP’nin bu platformlar aracılığıyla yerel medyaya verdiği önemi vurgulayan etkinlik, bölgedeki gazetecilerin bir araya gelerek deneyimlerini paylaşmaları ve ortak sorunlara karşı birlikte mücadele etmeleri için önemli bir zemin oluşturdu. Toplantı sonunda, yerel medyanın güçlendirilmesinin demokratik bir toplum için vazgeçilmez olduğu ve bu tür diyalogların devam etmesi gerektiği mesajı öne çıktı.

Batı Akdeniz Yerel Medyası Antalya'da Geleceğini Tartıştı: CHP Öncülüğünde Sorunlara Çözüm Arayışı

Tıp fakültesi öğrencileri, yoğun akademik temponun dışına çıkarak sanatla buluştu. Geleceğin hekimleri, “Seramik Duvar Panosu” etkinliği kapsamında hem üretim hem de montaj aşamalarında aktif rol alarak, tıp ve sanatın eşsiz birleşimine imza attı. Bu özel proje, öğrencilere ders ortamından farklı, yaratıcı ve keyifli bir deneyim sunmayı hedefledi.

Sanat ile tıbbı bir araya getiren projenin temelinde, öğrencilerin bizzat üretim sürecine dahil olması yatıyordu. Tıp fakültesi öğrencileri, seramik panonun şekillenmesinden duvara monte edilmesine kadar her aşamada aktif görev alarak, ortaya çıkan eserin bir parçası olmanın ayrıcalığını yaşadı. Etkinliğe katılan öğrenciler, bu çalışmanın kendileri için alışılmış ders ortamından oldukça farklı ve keyifli bir deneyim olduğunu vurguladı. Bir öğrenci, “Tıp öğrencisi olarak bizim için farklı bir etkinlik oldu. Yoğun ders ve sınav temposu içinde kafamızı dağıtabileceğimiz, birlikte üretmenin mutluluğunu yaşayabileceğimiz çok güzel bir aktiviteydi” sözleriyle duygularını dile getirdi. Bu tür sanatsal faaliyetlerin akademik yük altındaki öğrencilere moral ve motivasyon sağladığı gözlemlendi. Etkinlik, Tıp Fakültesi akademisyenlerinin de katılımıyla gerçekleşen titiz bir montaj çalışmasının ardından, toplu fotoğraf çekimleriyle tatlı bir sona ulaştı.

Bu proje, sadece bir seramik panosu üretimi olmanın ötesine geçerek, tıp eğitiminin yoğunluğunu sanatsal ifadeyle dengeleyebilmenin önemini bir kez daha ortaya koydu. Öğrencilerin hem zihinsel hem de duygusal olarak beslendiği bu tür etkinlikler, geleceğin sağlık profesyonellerinin empati ve yaratıcılık gibi niteliklerini geliştirmelerine katkı sağlaması açısından büyük değer taşıyor. Sanat ve bilimin bu uyumlu birlikteliği, akademik hayatın monotonluğunu kıran ve öğrencilere unutulmaz anlar yaşatan örnek bir çalışma olarak kayıtlara geçti.

Geleceğin Hekimleri Sanatla Buluştu: Tıp Fakültesi Öğrencilerinden Özgün Seramik Panolar